Coşku nedir sizce? Sevinç gösterileriyle beliren güçlü heyecan diyebiliriz. Vücudun iç salgı bezleri ve etkinliklerle ilişkili iç veya dış uyaranların kamçıladığı güçlü duygu durumudur. Veya bir düşünceyle, bir duyguyla dolarak yücelme, ruhun kendini aşıp yücelmesi, heyecan duyma anıdır.

Peki bu duygunun sürekli yaşamınızda olmasını istemez miydiniz? Hayatın zorluklarıyla başa çıkabilmek elbette kolay değil. Çoğu zaman başaramadığımız bir iş karşısında veya hedeflerimizi gerçekleştiremediğimizde yüzümüz asılır, umutsuzluğa kapılırız. Ancak bu durumdan fazla zaman kaybetmeden çıkabilenler kazançlı çıkarlar. Bunu sağlayacak olan ve yeniden denemek için sizi motive edecek olan elbette ki coşkunuzdur.

İçinizdeki coşku potansiyelini ortaya çıkardığınızda başarabileceklerinizi biliyor musunuz? Çevrenize şöyle bir baktığınızda, istediklerine kavuşmuş çoğu insanın bu durumlarını bitmeyen coşkularına borçlu olduklarını görebilirsiniz. Çünkü coşku, hayata bağlanmanızı sağlar, içinizdeki heyecan ve yaratıcılığınızla birleşerek hedeflerinize ulaşmanızı kolaylaştırır. Coşkunuz, gizli yeteneklerinizi keşfetmenizi sağlayarak gerçek potansiyelinizi başarılara dönüştürmenize yardımcı olur.

Ancak coşkunuzu size yararlı olacak unsurlara yönlendirmelisiniz. Örneğin içinizdeki coşku, hesapsız ve çılgınca alışveriş yapmanızı değil, hedeflerinizi gerçekleştirmenizi sağlamalıdır. İstediğiniz her şeyi elde edebileceğinizi düşünmeden önce, ona erişebilmek için yapmanız gerekenleri planlayın. Hedefinize aşama aşama yaklaşın. Sonunda hedefinize erişeceğinize kendinizi inandırın. Çok büyük hedefler yerine, daha küçük hedefler belirleyin.

Böylece kazandığınız başarıların tadını kazanacağınız tecrübelerle pekiştirebilirsiniz. Kazandığınız tecrübeler daha büyük hedeflere daha kolay ulaşmanızı sağlayacaktır. Çevrenizdeki umursamaz ve soğuk insanların heyecanınızı söndürmesine izin vermeyin. Üstelik coşkusuzluk bulaşıcıdır, bu tür insanlardan uzak durmaya çalışın. Bu nedenle fikirlerinizi paylaşacak kişileri seçerken özen gösterin. Olumlu ve yapıcı tutumdaki insanların görüşleri sizin için daha yararlı olacaktır. Yaptığınız işi ucundan tutmayın, ruhunuzu ve benliğinizi ona tam verin, odaklanın. İşlerinizi yarım bırakmayın, yarım bırakılmış birçok iş hem aklınızı gereksiz yere meşgul eder, hem de sizi sürekli gergin tutar.

Geçmişe değil geleceğe bakın. Geçmişte yaşadığınız başarısızlıklara takılıp kalmanız, geleceğinizi de etkiler. Bu başarısızlıklardan gerekli dersi çıkardıktan sonra, tamamen silip atın. Hatta aynı uygulamayı günlük olarak da yapabilirsiniz. Günün sonunda genel bir muhasebe yaptıktan sonra, olanlarla ilgili düşüncelerden tamamen kurtulun.

Kendinizi sürekli yenileyin. İşinizle ilgili yeni tekniklere, yeni düşüncelere açık olun ve uyum gösterin. Coşkunuzu işinize göre farklı şekillerde yönlendirebilirsiniz. Örneğin bir şeyler satıyorsanız, öncelikle insanları sattığınız şeye gerçekten ihtiyaçları olduğuna inandırmalısınız. Bunun için de buna önce kendiniz inanmalısınız. Sabırlı olun, zorlayıcı olmadan coşkunuzu ikna sanatınızla birleştirin.

Gerekirse, harekete geçmek için doğru olduğuna inandığınız zamanı bekleyin. Dürüstlüğünüzle karşınızdaki insanların güvenini kazanmanız, size de sadık müşteriler kazandıracaktır. Hayatı ve insanları sevin ve bu sevginizi çevrenizdeki insanlara da hissettirin. Hayatın mutlaka zorlukları da var, ancak siz güzel yanlarını görmeye çalışın ve bunu alışkanlık haline getirin. Kendinize inanın, mutlaka başaracağınızı düşünmeniz başarmanızı kolaylaştıracaktır.

Gündelik hayatınızda iş yaşamınızda kendinizi izleyin. Gün içinde kullandığınız olumsuz ifadelere dikkat edin ve bunları olumlu ifadelerle değiştirin. Düşünmeden konuşmamaya özen gösterin. Böylece ağzınızdan çıkacak olumsuz ifadeleri denetleyebilir, bunu zamanla alışkanlığa dönüştürebilirsiniz. Aynı şekilde insanlarla ilişkilerinizde de olumlu olun. Onların davranışlarından ve söylediklerinden olumsuzluklar çıkarmaktan vazgeçin. İçinize kapanacağınıza çevrenizde olan bitenle ilgilenin. Dışarıya açılın. İçinize kapalı kaldığınızda, hayatınızın çoğunu genellikle yersiz endişelerle tüketirsiniz. Endişeler ve korkular, benliğinizi gereksiz yere işgal eder. Yaratıcılığınızı ve mücadele gücünüzü tüketir. Bu nedenle, endişe ve korku tohumlarından algı kalkanlarınızla korunun. Onların sizi ele geçirmesine izin vermeyin.

İşinizi küçük veya sıkıcı olarak görmeyin. Her ne iş yapıyor olursanız olun, işinizi canla başla, tüm benliğinizle yapın. Söylenmekten, şikâyet etmekten, nefret etmekten ve öfkelerinizden arının. Bunlar, coşkunuzun önündeki en büyük engellerdir. Hepsini olumlu eylemlere dönüştürün.

Güne başladığınız anlara önem verin. Gününüzün güzel geçeceğine inanın. Gününüzü coşkuyla sahiplenin. “Bugün yine tersimden kalktım sanırım” düşüncesini benliğinizden ebediyen uzaklaştırın. Stres ve gerginliğin fazlası hem fiziksel hem de zihinsel olarak sizi aşağıya çeker. Bedeninizdeki gerilime, yaşadığınız çevrenin veya işinizin neden olduğunu düşünüyor olabilirsiniz. Ancak bu gerilimi, bizzat benliğinizde farkında olmadan besleyip büyütüyor olabilirsiniz. Gevşeme yöntemlerinizi keşfedip geliştirerek, kendinize karşı dürüst olarak benliğinizdeki gerilimden kurtulun. Gerekirse kendinize minik ödüller verin, bunun için kendinizi motive edin.

Başarısızlıkların sizi yıldırmasına izin vermeyin. Tam tersine başarısızlığı, içinizdeki coşku ateşini canlandıracak bir körük gibi kullanın. Yapabilecekleriniz konusunda kendinizi sınırlandırmayın, ancak kapasitenizin çok üstüne çıkmak için de zorlanmayın. Karşılaştığınız sorunlara baş belası olarak yaklaşmayın. Sakin olun, sorunu dikkatlice gözden geçirin.

Kafanızı boşaltın, kafanızın karışık olması yeteneklerinizi köreltir ve soruna tüm benliğinizle yaklaşmanızı engeller. Gerekirse sorunu küçük parçalara bölerek, her bir parçayı ayrı ayrı değerlendirin. Unutmayın, sorunlarla mücadele etmek sizi canlı tutar. Farklı bakış açıları geliştirerek çözeceğiniz her sorun, coşkunuzu kamçılar. Çözdüğünüz her sorun, yaratıcılığınıza katkı sağlar, sizi güçlü kılar. Yaşayacağınız güçlüklere karşı coşkunuz, kalkanınız olacaktır.

“Keşke” dememeyi alışkanlığa dönüştürün. Karar verin ve sizin için en doğru olanı yapın. Yalnızca var olmakla kalmayın, hayatınızın seyircisi olmayın. Tüm benliğiniz ve coşkunuzla hayatınıza katılın. Coşkuyla yaşayın, sevgiyle hatta aşkla çalışın!