İçinde bulunduğumuz günlerde artık çalışanlar yalnızca aldıkları ücrete bakmıyor, aynı zamanda manevi bir getiri de bekliyorlar. İnsanlar kişiliklerine de hitap edecek, sosyal gereksinimlerini karşılayacak, kendisine anlam katacak ve sonunda psikolojik olarak da ödüllendirileceği işlerin peşine düşmeye başladı.

Sevgi şirketleri bu noktada önem kazanıyor ve başarılılar. Örneğin bazı şirketler çalışanlarına çevreyle ilgili organizasyonlarda gönüllü çalışmaları durumunda izin veriyor.

Bu tür sosyal sorumluluğu olan insan kaynakları aktiviteleri sevgi şirketlerinde sistemin bir parçası. Bu sayede şirketler maliyetleri düşürüyor, üretimi artırıyor, üstün tüketici ve çalışan sadakati yaratıyorlar. Sevgi şirketleri bu yapılarıyla aynı zamanda nitelikli çalışanı cezbetme konusunda da rakiplerine göre daha avantajlı bir konumda yer alıyor.