Evet, işe bu bakış açısıyla yaklaştığımızda yeni kavramlar da ortaya çıkmaya başlıyor. Bunlardan en önemlisi de kurumun dışarıya dönük sevgi düzeyini ölçen kurumsal sosyal sorumluluk yerine kurum içi sevgi düzeyi. KSS yerine KSD; kurumsal sevgi düzeyi. Kurumsal sevgi düzeyimiz yüksek olduğunda kurumsal sosyal sorumluluğumuz da doğal olarak ortaya çıkacaktır.

Sevgi düzeyi düşük bir kurumun ve çalışanlarının özellikleri (düşük KSD)

  • Konuklar umursanmaz bir şekilde karşılanır
  • Çalışanlar fırsatlardan çok sorunlar üzerinde yoğunlaşırlar
  • Gelecek ile ilgili değil, daha çok geçmiş ile ilgili konularda konuşurlar
  • Olayları etkilemeye çalışmak yerine her şeyin kendi kendine düzelmesini beklerler
  • Bir arada neşeli bir şekilde çalışmayı unutmuşlardır
  • Yaptıkları işin teşvik edici yönünü görmekte zorlanırlar
  • Herhangi bir sorumluluk almaktan kaçınırlar
  • İşlerini iyileştirme ve yenilikler getirme çabası göstermezler
  • İnisiyatif almazlar
  • Birbirleriyle değil birbirleri hakkında konuşurlar.
  • Şirket içindeki her türlü gelişme ve ilerlemeyi pasif bir şekilde seyrederler
  • İşler planlanan şekilde yürümediği zaman hayal kırıklığına uğrarlar
  • Düşüncelerinde katıdırlar ve kendi fikirlerinde ısrar ederler
  • Olumsuz düşünceler üretirler ve olumsuz davranışlar sergilerler
  • Aksiliklerin nedeni olarak “kendi kontrolleri dışındaki koşulları gösterirler

Sevgi düzeyi yüksek bir kurumun ve çalışanlarının özellikleri (yüksek KSD)

  • Herkes hem yüreği, hem de beyniyle şirketini benimsemiştir
  • Herkes sorunlara değil, fırsatlara, geçmişe değil, geleceğe yoğunlaşmıştır
  • Herkes şirketi için çalışmaktan gurur duymaktadır
  • İşler hakkında konuşmaktan çok, işlerle ilgili bir şeyler yapmaya gayret edilir
  • Birlikte neşe içinde çalışılır, her yeni iş gününe istekle başlanır
  • Herkes birbirine yardım eder, teşvik eder
  • Herkes esnektir ve alışılagelmiş sınırları aşmaya hazırdır
  • İş ortamı beraberlik, şevk ve başarı için canla başla mücadele etme arzusu ile doludur
  • Herkes aktiftir, pasif seyirci değildir
  • Her türlü iletişim açıklık ve güvene dayanır
  • Sonuç üretilir
  • Enerjiler olumlu yönde kullanılır

“Ne yapmak gerektiğini pek çok insan bilir. Ama bildiğini yapan insanların sayısı çok azdır.”

Anthony Robbins