Evet, önce kişisel olarak değişmeliyiz. “Madem herkes diğer çalışanlarla rekabet ediyor, ben de ederim” yerine “Hepimiz şirketimizin hedefleriyle toplum yararına çalışıyoruz” bakışını benimseyin ve benimsetmeye çalışın.

Şirketinizdeki davranışlarınızı gözden geçirin. İşlerinizi planlarken yapmak istediklerinizi hırslarınıza yenilmeden listeleyin ve bu liste üzerinde düşünün.

Hırsı hayatınızdan uzaklaştırın. Hırs, sizi ele geçirir ve benliğinizi değiştirir.

Başkalarının hayatına gıpta etmek yerine, kendi hayatınızdaki güzelliklerin farkına varın.

Arkadaşlarınızla olan ilişkilerinizi derin dostluklara dönüştürmek için sevgisiz rekabeti uzaklaştırın.

Gerekirse, yanlış olduğuna inandığınız davranışları konusunda çevrenizdeki kişileri gerekçeleriyle birlikte uyarın.

İş hayatınızda iletişimde bulunduğunuz kişilere ve onların yaşam haklarına karşı saygılı olun. Hatta bu tutumu yaşam tarzınızın önemli bir parçası haline getirin.

Mükemmel olmak, en iyi eşyalara, en güzel eve, en güzel kadına veya erkeğe sahip olmak değildir. Mükemmelliği anlatan bölümü tekrar okuyun. Bütün bunlara sahip olmak için ödeyemeyeceğiniz maddi veya manevi bedellerin altında ezilmek hiç değildir.

Size dayatılmaya çalışılan mükemmellik tanımının yerine, kendi mükemmellik tanımınızı oluşturun.

Unutmayın, ancak el ele vererek dünyayı koruyabilir, ayakları yere basan, ne istediğini bilen çocuklar yetiştirebilir ve gelecek kuşaklara daha iyi bir dünya bırakabilirsiniz.

Hiç olmak, düşünmeden, hırsla tüketerek, çevreye saygısızca yaşamaktır. Hiç olmak, insanları ve bütün kaynakları sevgisizce bilinçsizce tüketmektir.

Ya siz? Siz bir hiç misiniz?