Davul çalmayı severim, öğrenmeye başladığım ilk zamanlarda, “Ne zaman parça eşliği yapabilirim?’’ ya da ‘’Ne kadar kısa zamanda iyi bir davulcu olabilirim?’’ sorularıyla zihnimi oldukça meşgul ederdim. Bu sorular çalışma ve beceri seviyeleriyle doğru orantılı olarak, değişken yanıtları olabilen sorular. Çünkü çok iyi bir davulcu olan da şu an halen daha iyi olmak için çalışmakta ve bakıldığında onları iyi yapan da aslında bu durum.

Bence her iki soru için de geçerli olan en temel yaklaşım, sonuca değil sürece odaklanmak olmalı. Genelde arayış, yol, hedefin kendisinden daha önemlidir. Çünkü vardığımız her hedef bir sonraki hedefin başlangıç noktası değil midir? Belli bir süre ve çalışmadan sonra kazanılabilen sıkıcı etüt çalışmaları bile (bazı etüt alıştırmaları üç dört hafta sürekli tekrarlanır, bunlar alışkanlık haline gelir) tek başına çok zevkli ve meditatif bir süreçtir. Çünkü birçok davul etüdü yoğun konsantrasyon gerektirir. Sizden kendi başınıza olmanız ve sınırlarınızı tartmanız ve zorlamanız istenir. Bu durum, aslında kişinin kendini keşfetme sürecidir ve davul çalarak ya da farklı uğraşılarla da olsa aslında herkesin yapması gerekir. (Genelde sanat, spor vs. gibi şeylerle insanların ortalama % 5 ‘i ya da % 10 ‘u ilgilenir ve bir başka araştırmaya göre de toplumdaki başarılı insanların yüzdesine denk gelir J). Azmeden herkes gerçekten istediği ve karar verdiği her şeyi yapabilir. Her birimiz sandığımızdan daha fazlasını yapabilecek kapasiteye sahibiz.

Özetle davul dersleri (diğer sanat dalları için de geçerli olabilir) ve etüt yapma alışkanlığı bize yaratıcı bir disiplin, farklı bir iç görü, güçlü bir kontrol ve hepsinin sonunda iyi bir müzisyen olabilmeyi kazandırır. Bunları yapabilmek için işe başlamak ve çaba gerekir ki bu bile sizi toplumun geri kalan % 95’inden ayırır ve saygıyı hak eder. (Burada vurguladığım amaç tabii ki çoğunluktan farklı olmaya çalışmak değildir. Keşke diğerleri de bu şekilde davranabilseydi, eminim dünyadaki birçok sorun azalırdı J).

Dünyadaki birçok yetenekli kişi ufak da olsa bir cesarete sahip olmadıkları için kaybolurlar. Bir yıldız olmak kaderinizde olmayabilir ama olabileceğinin en iyisi olmak kendinize koyacağınız bir hedef olmalıdır.

Davul dersi aşamalarında önümüze zorluk dereceleri farklı birçok engel çıkacaktır. Ama önünüze çıkan engellerin amacı sizi durdurmak değil, cesaretinizi ortaya çıkartıp güçlendirmektir. Potansiyelinizi ortaya çıkarmanın sırrı ise güç ya da zeka değil sürekliliktir. (Güç ve zekâ da zamanla geliştirilebilir.)

Hiç kimse yapmaya çalıştığı şeyde sizden iyi değildir. Ama bir şeyler yapmaya cesaret etmezseniz, siz de kimseden iyi değilsiniz. Başarılı olmanın sırlarından birisi de hiç kimsenin size inanmadığı anda bile kendinize inanmanız ve bıkmadan defalarca tekrarlar yapmanızdır. İyi ve farklı şeyler yapabilmek için sıra dışı şartların oluşmasını beklemeyin, sıradan durumları da kullanmaya çalışın. Sonuçta sınırları koyan zihindir. Zihin bir şeyleri yapabileceğini öngörebildiği oranda başarılı olur.

İstek! Başarılı her insanın sırrı budur. Özel yeteneklerle doğmuş olmak değil. İstek! Tamamen inandığınız sürece her şeyi yapabilirsiniz. Sonuçta insanlar başarısızlığa uğramaz, yalnızca denemekten vazgeçerler. Sizler de vazgeçen çoğunluktan olmayın!

Davul çalışmalarını örnekleyerek özellikle anlatmaya çalıştığım başarı prensiplerini diğer enstrümanlara, farklı hobilere ve özellikle de işinize uyarlayabilirsiniz.

Herkese bol müzikli günler…