Geçen gece elimde kalan 3 DVD ‘den birisiydi, kapağına bakınca yine o aşırı sulu şakalardan oluşan cıvık bir komedi filmi diye düşünmüştüm. Hele bir de Hint filmi olduğunu görünce J. Bu yüzden de sonlara kalmıştı tabii. Sonra koyuverdim, hadi başına bir göz atayım diye. Ama izledikten sonra hayatımı en etkileyen filmlerden birisi olarak arşiv koleksiyonunun en başına yerleşiverdi.

O kadar etkilendim ki hem eğitim yaşamı hem de iş dünyası ile ilgili savunduğum düşünceleri inanılmaz bir şekilde yansıtıyordu. Aslında biraz Ölü Ozanlar Derneğine yakın bir film de diyebiliriz. O da çok etkileyici bir filmdi.

Film tam tamına 2 saat 40 dakika uzunluğunda. Ama hiç sıkılmıyorsunuz. Eğlence, sistem eleştirisi, dram, komedi hepsi bir arada kurgulanmış. Verdiği mesajlar inanılmaz, müzikler çok keyifli ve o Hint filmlerindeki komik abartılı dans sahneleri de çok güzel.

Film Hindistan’ın çok ünlü bir üniversitesine girmeyi başarmış şanslı bir azınlık olan 3 mühendislik öğrencisinin hayatları ile başlıyor. Aralarında gelişen dostluğuna odaklanıyor. Başrol oyuncusuna hayran kalıyorsunuz, insanı kendine çekiyor. O çok farklı, kişiliği gerçek hayatta çok sorun çıkaracak olsa da kendisine hayran bırakıyor.

Ana mesaj şu: Sen yaptığın işte mükemmeli hedefle, başarı kendiliğinden doğal olarak gelir.

Başrol oyuncusunun “All is well” felsefesine de bayıldım. Kahramanımız sıkıştığında durumla mücadele etmek için elini kalbine koyuyor ve bu sözü söylüyor. Açıklaması da şöyle; kalp aptaldır, bu yüzden onu kandırmak çok kolay, sıkıştığımda elimi onun üzerine koyup “All is well” diyorum, yani “her şey yolunda”. Böylece zor durumlarla kolayca başa çıkabiliyorum.

Filmde çok güzel replikler var; özellikle aşkın tanımlandığı replikler;

– Onu gördüğünde rüzgar şarkı söylüyor mu? Şalın ağır çekimde uçuşuyor mu? Ay gözlerinde büyüyor mu? 🙂

– Bu dediklerin filmlerde olur gerçekte değil! Diyor kız 🙂

– Gerçek hayatta da olur; ama bir insanı sevdiğinde, bir dümbeleği değil. Diyor kahramanımız.

”Bu ülkede pizza bile yarım saatte geliyor, ama ambulans…”

Okulda geçen bir replik; Bu not verme olayı kast sistemi gibi. ”A” alanlar efendiler, ”C” alanlar köleler… Burada eğitim sisteminin nasıl olması gerektiğiyle ilgili inanılmaz güzel bir açıklama var. Peki not almadan nasıl olacak diye düşünüyorsanız mükemmel bir çözüm sunuluyor, izleyin, anlatmıyorum :).

Ve benim en sevdiğim ise; Yarından bu kadar korkarsan bu günü yaşayamazsın.

Kahramanımız bilge bir kişi. Hep düşünürdüm günümüzde Buda gibi bir bilge pratikte nasıl yaşar diye, film bunu biraz gösterdiği için de ayrıca hoşuma gitti.

Uzun bir film, gereksiz uzatılan sahneler de yok değil. Ama yine de uykusuz kalmama değdi. Bir baktım ki günlük yaşamımda pratik olarak uyguladığım şeyler aklımda kalmış. Bu yüzden mutlaka izleyin, hatta çocuklarınıza da izletin. Hatta sonrasında onlarla üzerinde bolca sohbet edin.

Youtube kanalı var: http://www.youtube.com/3idiots