Şu sıralarda zamansızlıktan bolca özetlenmiş iş kitapları okuyorum. Bunlardan birisi çok ilginçti, hani bir kitap okudum hayatım değişti klişesi vardır ya, tam da o kitaplardan birisi işte. Sidney Friedman tarafından yazılmış, ismi “Aklınız sizden daha fazlasını bilir”.

Şimdi size özet bir kitabın bile çok daha kısa bir özetini aktaracağım. Okuduktan sonra etkilenmiş ama pek oralı olmamıştım, ama bir gün oğlana hediye ettiğim kolye elime geçti ve pratiği hadi bir deneyeyim dedim, öylesine. Sonuç gerçekten şaşırtıcıydı. Evet, yaşamınızla ilgili her türlü soruyu basit bir kolye ile öğrenebiliyorsunuz.

Ucuna asılı herhangi bir şey buluyorsunuz veya yapıyorsunuz, bu benim başıma geldiği gibi bir kolye olabilir ki en kolayı bu bence, bu kolyeyi sallayarak sarkaç tekniği denilen yöntemle bilinçaltınıza ulaşıp her türlü sorunuza güvenilir (kesinlikle) ve açık yanıtlar almayı başarıyorsunuz.

Gerçekten şaka değil, deneyerek gördüm. İş o kadar büyümüş ki, Dünya çapında dev markalar çalışanlarına Friedman’dan eğitim aldırarak, bilinçaltları ile iletişim kurmanın yollarını öğretiyorlarmış.

Pratiğin dayandığı temeli özetlersek; Bilinçli davranışlarımız, düşünerek yaptığımız farkında olduğumuz şeylerdir. Bilinçaltı davranışlar ise nefes almak, göz kırpmak, yutkunmak gibi farkında olunmayan eylemlerdir. Bir şeyi iyice öğrendiğimizde artık düşünmeden yapar hale geliriz. İşte o zaman bu beceri, araba kullanmak, müzik aleti çalmak vb. bilincimizden bilinçaltına geçmiş demektir. Bilinçaltımız yaşamımız boyunca bizim için önemli ve gerekli olan her şeyi de biliyor diyebiliriz. Çünkü farkında olmadan yaşadığımı pek çok deneyim orada depolanıyor. Özetle orada gizli dev bir akıl var. Peki, bilinçaltındaki pratiğe dayalı bu dev bilgiye ve akla erişip onu kullanır hale getirmenin bir yolu var mıdır?

İşte bunun için sarkaç prensibi etkili yöntemlerden birisi olarak karşımıza çıkıyor. Hemen pratiği uygulayın. Bir kolye ile kendi sarkacınızı hemen oluşturun. Sarkacı karşınıza alın, meditasyon klişelerinde olduğu gibi rahat oturmak, loş bir oda vb. unsurlara gerek de yok :). Zihninizden evet sözcüğünü geçirin, sonra bunu sesli söyleyin, sarkaç ileri geri sallanmaya başlıyor. Eğer dairesel hareket ederse de yanıt hayır anlamına geliyor. Sarkaç düz çizgi ve sonrasında daire çiziyorsa yanıt da belki olacaktır. İşte bu kadar kolay. Bununla ilgili onlarca alıştırma var, yalnızca birisini anlatıyorum. Önce sarkacınızı eğitmeniz gerekiyor :).

Saçım sarı mı? Yaşım 44’ü, dört dörtlük mü yaşıyorum? 🙂 Bugün hava güneşli mi gibi basit sorularla başlayıp sarkacınızı iyice eğitin, test edin. Sarkacın tepkilerini gözlemleyin. Eğer güçlü ve doğru yanıtlar geliyorsa esas sorulara hazırsınız demektir. Şimdi yanıtını bilmeniz olanaksız olan sorular sorun, bu başkaları hakkında olabilir, örneğin bir arkadaşınızın brokoli sevip sevmediğini sorun, sarkacınızdan yanıtı aldıktan sonra arkadaşınızı arayıp yanıtı doğrulayın. Kısa bir süre sonra bol pratikle kendinizi nötr konumda tutabiliyor ve yanıtları alabiliyorsunuz.

Dileklerinizi yerine getirecek alıştırmalar da var, ama yazıyı fazla uzatmayalım. Örneğin günümüz modern pazarlama teknikleri de artık tamamen bilinçaltına mesaj vermeye odaklanmış durumda. Markalar bizi neredeyse farkında olmadan satın almamıza yönlendiriyor.

Bundan sonrasını size bırakıyorum, benim nasıl kullandığımı merak ediyorsanız, önce çocuklarla birlikte sorduğumuz sorularla baya bir eğlendik, geleceklerini öğrendik. Yaşamları, işleri, kaç çocukları olacaklarına kadar sorduğumuz sorulara yanıtlar aldık. Sonrasında ben işte kullanmaya başladım. Özelikle hangi projenin geleceğini sarkacıma sorup ona göre kapasite planlaması yapmaya çalışıyorum. Şimdilik burada kalıyorum, çünkü gerisi biraz korkutucu geliyor :).  Artık gerisini ve yorumu size bırakıyorum.