Haberleşme ve bilişim sektöründe yayın yapan Telepati dergisine Fatih Projesiyle ilgili verdiğim röportajı kesintisiz olarak yayınlıyorum.

Fatih Projesi hakkındaki düşünceleriniz neler? Sizce bu projenin nasıl bir getirisi olacak?

Proje hakkında pek çok tartışma izliyorum. Olumsuz çok fazla görüş var. Ben olumlu düşünen taraftayım. Elbette projenin eksileri mutlaka olacaktır. Ama çocuklarımız iler ki yaşamlarında tablet bilgisayar mutlaka kullanacaklar. Artık gelecekte içerik tüketimi tamamen tablet üzerinden olacak. Dolayısıyla içerikle ilgili dağıtım kolaylığı, etkinliğinin ölçümlenmesi ve sağlayacağı verimlilikle bence tartışmasız Fatih Projesi olağanüstü bir proje. Çok büyük cesaret isteyen de bir girişim. Çocuklarımızın eğitim ve gelişiminde önemli bir getirisi olacağını düşünüyorum. Her işte olduğu gibi bunu da yanlış kullananlar elbette olacak. Ama genele odaklandığımızda, yalnızca basılı materyalin ortadan kalktığını düşünürsek ve bir çocuğun ortalama yılda 75 KG kitap defter tükettiği istatistiğine bakarsak yalnızca çevrecilik açısından verimliliği artık siz hesaplayın.

Fatih projesinin sosyal ve pedagojik boyutu hakkında ne düşünüyorsunuz?

Sosyal açıdan büyük bir dönüşüm olacağı kesin. Çocuklar ailelerinin önüne geçecekler. Bilgiye erişim ve kullanım kolaylaşacak Bu durum çocukların performansını büyük ölçüde artıracak. Artık bilginin kendisi değil onu kullanabilme becerisi daha fazla önemli olacak ki bu durum şimdiden böyle. Dolayısıyla yetenek yönetimi çağına doğru bir geçiş yapacağız. Bu bence çok önemli bir fırsat aynı zamanda. Eğer iyi yönetilirse toplumsal ve sosyal açıdan müthiş bir fırsat eşitliği sağlanacak. Pedagojik açıdan da ailelere çok önemli görevler düşüyor. Tabletlerin gereksiz amaçlarla kullanılması da söz konusu. Örneğin bu tabletler kolayca kırılacak ve bazı istenmeyen içeriklerin içerisine yerleştirilmesi de başarılacak. Bu bir risk, çünkü çocukların tabletleri salt oyun ve kişisel multimedya amaçlı kullanabilmesi mümkün olacak. Bu durumda ailelere çok önemli görevler düşüyor. İşin bir de sağlık boyutu var. Aşırı kullanımın neden olacağı kanser riski, konsantrasyon ve göz bozuklukları gibi riskler de var. Bunların aşırı abartıldığını düşünüyorum. Bugün iş dünyasında hepimiz inanılmaz düzeyde cep telefonu, bilgisayar, TV, kablosuz ağlar vb. unsurlarla zaten etki altındayız. Ama bizi hasta eden şeyler bunlar değil, bu konuda başka bir yazıma bakabilirsiniz. Ölçülü ve doğru kullanıldığı sürece teknolojik araçların zararına odaklanmak bence hatalı bir bakış açısı.

Türkiye’de teknoloji eğitimde yeterince kullanılıyor mu?

Hayır, ne yazık ki bu konunun daha çok başındayız. Özellikle Amerika yı örnek alırsak oradaki eğitimde teknoloji kullanımına göre oldukça gerilerdeyiz. Kurumsal alanda bu böyle, ama Fatih projesinin başarısıyla bu konuda dünya da sayılı ülkelerden birisi konumuna geleceğimiz kesin. Projenin doğru uygulanması çok önemli, tabletleri dağıtıp yalnızca kitap yerine kullanmak gerçekten projeyi verimsiz kılar. Projenin ileride ayrıntılı belirteceğim gibi eğitim ve gelişim yönetimine yönelik araçları ve içerikleri de içermesi gerekiyor.

Eğitimde teknolojinin hangi düzeyde uygulanmasının doğru olduğunu düşünüyorsunuz? (Tümüyle veya destekleyici olarak)

Bu öğretilecek konuya göre değişir. Destekleyici olarak kullanılması mutlaka gerekli. Ama bazı konularda da tümüyle içeriğin merkezinde olabilir. Örneğin bugün Microsoft Office eğitimlerini artık gidip sınıflarda öğrenmenin hiçbir anlamı yok. Zaten uzun bir kursta öğrenilen bilgi kısa zaman içerisinde unutuluyor. Office eğitimleri tamamen e-eğitimlerle alınabilir. Destekleyici olarak kullanıldığında da etüt dersleriyle konuların teorik yanları ve temel bilgiler e-eğitimle desteklenmeli. Böylece sınıftaki öğrenme sürecini çok daha verimli ve etkin bir hale getirebiliriz. Öğretmenlerin zamanını çok daha verimli ve etkili kullanabiliriz. Öğretmenler salt konuyu aktarmak yerine diğer uygulamalara zaman bularak tam anlamıyla gerçek bir eğitime odaklanabilirler.

Sizce uzaktan eğitim hangi yaş grubu için daha uygundur? (ilköğretim, lise, lisans, lisans üstü, yaşam boyu)

Bence yaşam boyu. Bunun örneklerini de görüyoruz artık. Örneğin benim çocuklarım ilkokulda ve ders desteği için e-öğrenme kullanıyorlar (Morpa Kampüs, gayet başarılı bir iş bu arada tebrik ediyorum). Gayet severek de yapıyorlar. Sınıfta anlamadıkları konuları sınav öncelerinde web üzerinden tekrar ediyorlar, soruları yine web üzerinde çözerek bilgilerini sınıyorlar ve pekiştiriyorlar. Kurumsal alanda da uzaktan eğitim oldukça yaygınlaştığına göre yaşam boyu diyebiliriz. Yaşlandığımızda da çeşitli hobi eğitimlerini internet üzerinden alacağız.

Eğitimde teknoloji kullanımı konusu Türkiye de akademik ortamlarda yeteri kadar tartışılıyor mu? Bu toplantılara katılıyor musunuz?

Evet bu tür toplantılara katılıyorum. Ama tartışmalar daha çok akademik düzeyde kalıyor. Bu bir tasarım konusu olduğu için, kişilere sevdirmek ve benimsetmek kültürleşme için de gerekli olduğuna göre, konuya pazarlama açısından da yaklaşmak gerekiyor. Aksi halde zevksiz, keyifsiz ve sıkıcı uzaktan öğrenme projeleri ve platformları ortaya çıkıyor. Dolayısıyla uzaktan öğrenmenin pazarlama ile güzel bir evlilik yapması bence şart. Bu konuya odaklanan kurumların uzaktan eğitim projelerine bu açıdan da bakması gerekiyor. Dolayısıyla konu akademik düzeyde her ne kadar tartışılsa da bence akademik değil. Eğitimde bir mesajdır sonuçta, akılda kalıcı olması ve davranışa aktarılması önemlidir. Bu durumda pazarlama iletişimiyle bence çok daha fazla ilgilidir.

Eğitim konusunda son dönemde yaptığınız çalışmalardan ve uygulamalardan kısaca bahseder misiniz?

Biz eğitim konusunda öğrenme teknolojileri alanında e-öğrenme diğer ismiyle e-eğitim alanında çalışıyoruz. 100’e yakın çalışanımızla bu konuda lider şirketlerden birisiyiz. E-eğitim konusu da temel olarak iki ana unsurdan oluşuyor. Bunlardan birisi içeriklerin sunulduğu platform, diğer bir deyişle kurum içi eğitimlerin sunulduğu web sitesi (yazılım), diğeri de içerik tasarım ve üretimi. Son zamanlarda üçüncü bir unsur daha eklendi ki bizce en önemlisi, o da topluluk yönetimi. Bizim bakış açımıza göre e-eğitim projeleri LMS kurmak ve içerik satın almakla başarılı olmuyor. Bunu zamanla müşterilerimizde yaşayarak da öğrendik. Kesinlikle platformun ve içeriklerin hedef kitle üzerinde ciddi bir şekilde yönetilmesi gerekiyor. Aslında e-eğitim platformu kurmak ve içerikleri oluşturmak işin yalnızca %10’u. Bu açıdan baktığımızda son zamanlarda yazılım geliştirme ve içerik tasarımına ek olarak topluluk yönetimine de odaklandık ve bu sayede başarımızı artırdık. Böylece kurumlarda e-eğitimin kültürleşmesini sağlayabiliyoruz. Bir kurumda e-eğitim kültürü yaygınlaşmadığı zaman yatırımlar tamamen ne yazık ki kayba dönüşüyor.

Son zamanlarda pek çok kurumsal firmaya kurum içi eğitim yönetim sistemleri kuruyoruz, bunlara içerikler tasarlıyor ve sistemleri işletiyoruz. Bunun dışında topluma açık e-eğitim projeleri de yaygınlaşmaya başladı. Örneğin İMKB için oluşturduğumuz www.bilincliyatirimci.org bunlardan birisi. Oldukça başarılı bir proje oldu. Biz yaptığımız çalışmalarda sistemler açıldıktan 6 ay sonra sistemi kullanan kişilerin sayısıyla başarımızı ölçümlüyoruz.

Firmanızda Fatih Projesi için bir hazırlık var mı?

Biz ürün ve hizmetlerimizde K12 yi hedef kitle olarak hiç ele almadık. Bu konuda bu güne kadar bir içerik çalışmamız olmadı. Ancak eğitim yönetimi, e-kitap dağıtım, izleme, okuma ve dönüştürme sistemleriyle ilgili kurumsal alanca ciddi bir deneyimimiz var. Dolayısıyla bu sistemleri Fatih projesinde kullanmayı hedefliyoruz. Özellikle çocuklarımızın eğitim ve gelişim yönetimiyle ilgili mükemmel bir sistem kurguladık. Bu sistem içerisinde okul, öğretmen, çocuk ve veli gelişim konusuna entegre edilebiliyor. Bu tür kurgularda genellikle yalnızca çocuğun sınav sonuçlarının internet üzerinde bir şifreyle veli tarafından izlenebilmesi vb. unsurlar kullanılıyor. Ama biz kurumsal alanda edindiğimiz tüm deneyimi bu alana taşıdık, dolayısıyla çocuklarımızla ilgili yetkinlik yönetimi, performans, kişisel değerlendirme, faaliyet kütüphanesi ve kişisel gelişim planlaması döngüsünde çalışan, etkili ve kolay yönetilebilen bir sistem tasarladık.

www.infinityteknoloji.com