İletişim problemleri hepimizin sıkça yaşadığı çok ciddi bir konu. Üstelik etrafımızda zor insanların sayısı da giderek yükseliyor. Bu kişiler güçlerini zor olmaktan alıyorlar sanki. Bu sayede kontrol ve otoriteyi elde tutuyorlar, bu yüzden de zor olmak onlar için gereklidir aslında. Çünkü işleri bu şekilde daha kolay yürüttüklerine inanırlar.

Zor insanlarla baş edebilmek için müthiş bir duygusal olgunluğa sahip olmak gerekiyor. Aslında mücadelenin en kolay yolu onlardan uzak durmaktır. Ancak ya bu kişi anneniz veya patronunuz ya da size çok yakın bir kişiyse, ya da sevdiğiniz bir dostunuzun eşiyse ve sıkça görüşmek zorundaysanız? Üstelik evdeki ve özel sosyal yaşamımızdaki zor insanlarla ofistekilerle olduğu gibi de baş edemiyorsunuz. Bir gün değişeceklerini ümit etmek de hayal kırıklığıyla sonuçlanabiliyor. Bununla ilgili deneyimi hem özel hem de iş yaşamında o kadar çok yaşıyoruz ki :). Sizce de öyle değil mi?

Bu yüzden onlarla başa çıkabilmenin en etkili yolu onları tanımak ve bu özelliklerine göre de bir tutum belirlemek. Bunun da adına zırh kuşanmak diyoruz. Ama bu zırh düşmanınıza göre farklılık göstermek zorunda. Yoksa işlemiyor. Şimdi hemen son zamanlarda yaygın olarak karşımıza çıkan zor insan gruplarını listeliyorum.

  1. Muhalif ve agresif olanlar

Özellikleri: Gergin, sürekli tepkili,  her zaman muhalif, alaycı, güvensiz, yanılmaktan hoşlanmayan tipler.
Nerede bulursunuz: Ofiste, internette, her yerde.
En sevdiği söz: “Gelip orayı başına yıkacağım!’’
Nasıl tanırsınız:Çok çabuk sinirlenirler. Kendilerinde asla hata aramaz, derhal suçu başkasına atarlar. Yatıştırmak ya da gönül almak onlar için gereksizdir. Karşılarında sürekli haksız eleştiriye maruz kalırsınız. Agresiflikleri bulaşıcıdır. Çoğunlukla doğrudan yüzleşmek gerekir. Zorba patronlar bu gruba örnektir (ben hayatta değilim :)). Kendilerini herkesten üstün görerek altındakileri ezmek için özellikle kırıcı konuşurlar.

Vücudumuzda stres hormonu diye tanımladığımız iki önemli hormon var; salgıladığımız “cortisol” ve “adrenalin”. Bu iki hormonun salgısında fazlalık varsa “agresyon” (saldırganlık) söz konusu olabilir. Büyük şirketlerin CEO ’larında bunu çok görüyoruz.

2. Nevrotikler

Özellikleri:  Anksiyete, karamsarlık, sürekli zorluk çıkarma, her şeyi reddetme, başkalarının fikirlerini öldürme.
Nerede bulursunuz: Politik röportajlarda ve bloglarda, bir de doktor ofislerinde.
En sevdiği söz: Evet, ama…
Nasıl tanırsınız: Sizin için küçük ve halledebilir bir şey, nevrotikler için çözümsüz ve umutsuz bir vakadır. Belirtileri genelde mutsuzluk, anksiyete ve duygusal huzursuzluk. Bu insanlar zor olduklarının farkına varmazlar.

Çok talepkar dırlar ve her şeyi kafaya takarlar. Sonunda da tek istediklerinin sorun yaratmayıp aslında yardımcı olmak olduğunu söylerler. Mücadele için konuşmak faydasızdır. Dışarıdan gelen etkilere karşı bağışıklı dırlar. Paniğine ortak olmamak için onlarla her zaman sakinliğinizi koruyarak konuşmalısınız.

Nevrotiklerin kişiliklerin altında endişe yatar. Endişeleriyle baş etmek adına kullandıkları savunma mekanizmaları, onları toplumda aşırı tutumlar içinde var etmeye itebilir.

3. Reddedilmeye dayanamayanlar

Özellikleri: Sürekli adam yerine konulmadıklarını düşünürler, her şey özelikle onlara karşı yapılmıştır, beğenilmemeye karşı hep tetiktedirler.
Nerede bulursunuz: Sürekli attığı elektronik postasını alıp almadığınızı soranlar.
En sevdiği söz: ‘’Bir sebepten dolayı benden rahatsız mı oldun?’’
Nasıl tanırsınız: Onlarla ilgili bir şeyi beğenmediğiniz anda bunun sebebini kendilerini sevmeme olarak algılarlar. Sürekli kendilerinin dışlandığına dair işaret ararlar. Attığı bir e postaya hemen cevap vermemeniz onlar için kahredicidir.
Reddedilmek onları saldırgan yapar. Reddedilmeye dayanamayanlar, en hızlı artan zor insan grubudur. Aşırı şımartılarak büyütülmüş büyük bir jenerasyon bu sorunu taşıyor, ama ne kadarı farkında size bırakıyorum.

Bu kişilerde statü kaygısı yoğundur, narsist olurlar. Toplumda var olmayı hep belli bir duruş ile özdeşleştirirler. Kabul görmek ya da reddedilmek adına birçok kişinin yapmaya cesaret edemeyeceği şeyi yapabilirler. Çok hırslıdırlar. Narsistik duyguları çok yoğundur.

4. Egoistler

Özellikleri: Kendi istekleri herkesten önce gelir. Her şeyi üstüne alınır ve kişiselleştirirler. Hep haklı oldukları konusunda ısrar ederler.
Nerede bulursunuz: Reality şovlarda,  Meclis’te üniversitelerin sanat bölümünde.
En sevdiği sözler: “Ya benim ya da hiç!”
Nasıl tanırsınız: Egoları,  etrafta olup biten her şeyden daha fazladır. Hiçbir zaman orta yolu bulmaya yanaşmazlar. Onlara bir sıkıntıdan bahsettiğinizde derhal kendilerini suçladığınızı iddia ederek olay çıkarırlar. İstedikleri olmadığında tepki gösterirler. Herkes kendi söylediğinin doğru olduğunu göstermek için öyle bir savaş veriyor ki çözüme yönelik hiçbir adım atılmıyor. Bu tip insanların artışındaki sebep toplumdaki geleneksel kuralların gevşemesi. Eskiden öfke bir kişilik bozukluğu olarak görülürken şimdi herkes en küçük provokasyonda öfkesini dışa vuruyor.  Bunda televizyonun etkisinin büyük olduğu söyleniyor.

Bencil olurlar. Biz olmayı bilebilmek için önce ‘ben’ olmak gerekir. Ancak ben olmak demek ‘bencil’ olmak anlamına gelmez. Egoizm kişinin benmerkezci olmasının bir diğer trafiğidir. Şov dünyasında var olmanın da bir formülü gibi adeta…

Nasıl başa çıkacağız? Yanıtı; http://www.hizliegitim.com ‘daki e-eğitimde anlatılıyor. 

Son söz; şunu anlamak önemli; kişilik ve karakter (mizaç) farklı kavramlar. Mizaç doğuştan getirdiğimiz temel bir unsur, kişiliğiyse aile ve sosyal çevre gibi etkenlerle ediniyoruz. Bu her iki unsurun bileşkesi de davranışlarımız üzerinde rol oynuyor.

Sevgi ve saygılarımla.