Çizgi filmlerden çocukluğumuzdan beri bir türlü kopamadık. Şimdi de çocuklarımız var(sa), onlarla ya TV de çizgi film izliyoruz, ya da sinemaya gidiyor orada birlikte izliyoruz. Evet, sanal karakterler hayatımızın her alanındalar. Özellikle farkındaysanız reklam sektörü çok kullanıyor. Neredeyse çoğu reklam filminde sanal karakterler var. Hatta pek çok marka iletişim stratejisini sanal karakterler üzerine konumlandırıyor.

Neden peki?

Bunun 3 nedeni var;

  • İlgi çekici olmak
  • Mesajı akılda kalıcı aktarmak
  • Mizah ile insanları gülümsetmek

Sanal karakter tasarım ve üretimi oldukça pahalı süreçlerdi. Bu yüzden yüksek bütçeli reklam filmlerinde ve markalarda çok sıkça rastlıyoruz.

İlgi çekicilik, akılda kalmak ve eğlence e-eğitimlerde de çok önemli değil mi? Kesinlikle evet dediğinizi hissediyorum, öyleyse neden kullanmıyoruz?

Pahalı? Üretimi uzun sürüyor? Revizyonları zor (o seslendirme sanatçılarını bir daha bulamazsak yandık!) vb. pek çok neden sıralayabiliriz. Üstelik e-eğitimlerde bütçeler kısıtlı, süreler az, güncellik de en fazla bir yıl hadi iki yıl sürüyor.

Ama merak etmeyin, artık sanal karakter üretim ve tasarımı pahalı değil. Tek kabul etmeniz gereken biraz standartlara uymak. Çünkü sanal karakterleri kolayca modelleyip, hareket ve animasyonları yapabileceğiniz araçlar çok gelişti. Seçtiğiniz karakterin üzerine gülümse efektini sürükleyip bırakıyorsunuz ve karakter oldukça doğal bir şekilde gülümsüyor. Veya koş diyorsunuz, otomatik olarak nefes nefese koşabiliyor. Bu avantajlar da onların doğal bir şekilde sunulabilmelerini sağlıyor.

Hedefiniz içeriğe ve kurumunuza özel bir sanal karakter oluşturmak olmalı.

Çünkü iyi bir karakter ve güzel anlatılan bir hikaye, eğlence anlamına geliyor.

Eğitim ve eğlenceyi lezzetli bir şekilde birleştirebilirseniz ortaya ne çıkıyor?

“Öğrenmeyi Sevme”

Ayrıca sanal karakterler sayesinde kolayca mizah yapabiliyoruz. Mizah kişiyi içeriği izlerken tutar, keyif verir ve bağlar. Cem Yılmazı 2.5 saat sıkılmadan nasıl izliyoruz değil mi? O bir sanal karakter değil tabii :), ama Cem Yılmazın bir eğitim verdiğini düşünün. Örneğin banka bilançosu analiz teknikleri anlattığını hayal edin. İnanılmaz sıkıcı bir içerik, ama o anlatırsa bence sabahtan akşama kadar bu eğitimi heyecanla izleriz bence :).

Sanal karakter kullanımında olası çok ciddi bir sorununuz da var: Herkes istemeyebilir.

Çünkü hedef kitlenizde ciddi kişiler de var. Onlar bu tür e-eğitimlerle karşılaştıklarında şöyle düşünürler; eeee, ilginç ve keyifli bir eğitimdi teşekkürler. (Ama içlerinden şu geçer) Ne kadar aptalca ve çocukça! Eğitim ciddi iştir bu ne şimdi! :).

Hayatta herkesi memnun edemeyiz klişesini burada tekrarlayalım :). Özetle e-eğitimlerde sanal karakter kullanın, tasarlayın, bunları artık çok ucuzlattık, e yıllardır çiziyoruz, canlandırıyoruz, küçük bütçelerle mucizeler yaratıyoruz, araçlar ve kaslarımız da oldukça gelişti tabii ki, bu yüzden korkmayın gelin artık bu işler çok pahalı değil, size sanal karakterler ve mizah içeren öykülü keyifli e-eğitimler tasarlayalım.

İşi bize yaptırmazsanız da 3 kurala mutlaka özen gösterin:

  • Tuz gibi kullanın!
  • Amaca uygun kullanın!
  • Mutlaka saygılı olun!

Örneklerimizi incelemek için tıklayın! Bu videonun olduğu kanalda pek çok örnek var.

Sevgi ve saygılarımla.