Hepimiz standart bir eğitim sisteminden geçiyoruz. Özümüzde ne olduğunu hiç anlamadan kendimizi iş hayatının içinde buluyoruz. Geçim derdi, faturalar, taksitler derken yaşam geçip gidiyor. Bir de bakıyoruz ki yaptığımız işi sevmiyoruz. Mutsuzluk başlıyor, peki nerede hata yapıyoruz? Çok basit; oturup, kendimizi sorgulayıp bir hayat planı oluşturmuyoruz. Nerede güçlüyüz, hangi alanlarda iyiyiz, doğal yeteneklerimiz neler, hangi işleri daha iyi yaparım, neyi severim? Bu soruları sormaya zaman bile bulmadan kendimizi işlerin içerisinde buluyoruz. Pek çok kişi yeni bir ev yaptırmayı veya hatta güzel bir tatili planlayabiliyor. Ancak hayatlarını planlamaya gelince, kimse bunun üzerinde çalışmıyor, en önemli şey aklımıza bile gelmiyor. Sonuç olarak, pek çoğumuz kendimizi cesareti kırılmış, hayal kırıklığına uğramış ve nerede hata yaptığımızı düşünür halde buluyoruz. Ama geç değil, gençlerimiz ve çocuklarımız için hele hiç geç değil. Alın elinize bir kalem kağıt, veya açık bir Word dosyası, başlayın yazmaya.

  • Tutkularınız, yetenekleriniz ve istekleriniz neler?
  • Size neyin uyduğunu ve hedeflerinizi belirleyin.
  • Yola koyulun, bu yolda gerekli becerileri planlayın ve geliştirin.

Tatilimizde ne yapacağımız sorusu kadar hayattan ne beklediğimiz üzerinde kafa yorsaydık, kim bilir ne hayatlar yaşardık? Bu yüzden boşu boşuna eğitim ve gelişim peşinde koşmayın. Çünkü hedefiniz dışında yapılan her iş zaman kaybıdır. Ancak doğru bir hedefe odaklanır ve bu doğrultuda gelişmeyi organize ederseniz başarı ve mutluluk gelir.

Yeteneklerimiz ve tutkularımız doğrultusunda hedefe ulaşmak için yetkinliklerimizi (becerilerimizi) geliştirmek, işte gerçek performans budur. Bunu bilir ve uygularsak; işte o zaman dünya limitsiz olur.

Sevgi ve saygılarımla.