Bundan yıllar önce gönderilmiş eski bir sunum elime geçti. Duygusal anlamlı sözlerin hani güzel resimlerle bir araya getirildiği amatör tasarımlar, ama etkileyici derin anlamlar taşıyan sunumlar. Hatta fonlarına müzik de eklenir. Sonra bunlar herkesten herkese gezerdi, inanılmaz bir viral etkisi vardı. Hatta bunlardan biz de bolca yapmış ve çok yararını görmüştük, buradan bakabilirsiniz. Şimdi sosyal medya var neyse ki, paylaşım keyfi oraya kaydığı için bu türden e postalar da ortadan kalktı farkındaysanız. Bu sayede e posta trafiğimiz de biraz rahatlamış oldu. Neydi o öyle eskiden.

Bu kısa nostaljiden sonra elime geçen sunumlarda karşıma çıkan bir içeriği aşağıda yazı olarak paylaşmak istedim. Geldiği yıla bakıyorum, oldukça eski, ama halen geçerli. Anlayışınıza sığınarak bazı basit uyarlamalar da yaptım tabii. Buyurunuz, keyifle okuyunuz.

Bilgeyle konuşma

“Benimle konuşmak mı istiyorsun?” diye sordu Bilge.
“Eğer zamanınız varsa dedim. Gülümsedi. “Benim her zaman vaktim vardır.”
“Bana ne sormak istiyorsun?”

“İnsanoğlu seni en çok ne ile şaşırtıyor?”
“Çocukluktan sıkılıp hemen büyümek istiyorlar”
“Büyüyünce de tekrar çocuk olmak…”
“Yarınından endişe ederken bugünü unutuyorlar”
“Ne bugünü ne de yarını yaşayabiliyorlar…”
“Para kazanmak için önce sağlıklarını harcıyorlar”
“Sonrada sağlıkları için paralarını…”
“Hiç ölmeyecekmiş gibi yaşıyorlar”
“Ve de hiç yaşamamış gibi ölüp gidiyorlar…”

Boşluğu bir sessizlik doldurdu ve yeni bir soru geldi;

Çocuklarıma en çok neyi öğretmeliyim?
Kimseye kendilerini sevdiremeyeceklerini
“Ancak kendilerini sevilebilecek biri yapabileceklerini…”
“İnsanların emeklerinin satın alınabileceğini,”
“Kalplerinin ve akıllarının kazanılabileceğini…”
“Kalp yaralarının bir anda açılabileceğini”
“Kapanmasının yıllar sürebileceğini”
“Affetmeyi, affederek ve öğreterek öğrenilebileceğini..
“Zenginliğin; hayatta çok şeye sahip olmak değil”
“En az şeye ihtiyaç duymak olduğunu…”
“Aynı şeye bakan insanların, her birinin farklı şeyler gördüğünü“
“Önemli olanın, neye baktığınız değil”
“Ona nasıl baktığımız olduğunu …”
“Esnekliğin hayat, sertliğin ölüm olduğunu..”
“Gücün kaynağının, para ve mevki değil”
“Sevgi, çalışma ve bilgide olduğunu…”
“Nefret ve öfkenin kalbe ağırlık olduğunu…”
“Hata karşısında özür dilemenin, gerçek büyüklük olduğunu…”
“İnsanın özünün sevgi olduğunu”
“Ama nasıl göstereceklerini ve söyleyeceklerini bilmeyen çok seven insanların olduğunu..”
“Adaletin, her şeyin olması gerektiği yerde bulunması olduğunu..”

“Öğret ve sende unutma…”

Sevgi ve saygılarımla.