Her zaman söylediğimi yineliyorum; bilgi sır değil, ama uygulama becerisi sırdır arkadaşlar. Bildiğinizle değil yaptıklarınızla olursunuz. Hadi bakalım, alın kalemi kağıdı, aşağıdaki 8 kuralı kendinize, yaşamınıza, işinize ve hedeflerinize hemen uyarlayın.

1. Cesur olun (ama hemen)

Cesurca hareket etmek bir şeyleri hemen değiştirir. Benim bazı önemli kavramlarla ilgili tasarladığım kişisel motivasyon paragraflarım vardır. Dara düştüğüm anda bunları zihnimden hızla geçiririm. Örneğin korkularımı yenmek için şunu kullanıyorum; “Korkmuyorum, iyi müşterilere sahibim, yaratıcıyım, yenilikçiyim, sürekli yeni fikirler, ürünler ve projeler geliştiriyorum. Bana inanan, sevgiyle ürettiğim harika insanlardan oluşan bir ekibim var. Çok güzel işler başarıyoruz. Bu yüzden büyüme ve risk kaçınılmaz. Tüm bu dinamizm içersinde korkmadan geleceğe hızla ilerleyeceğim ve stresi yöneteceğim, geleceğe her zaman güvenle bakacağım”. Nasıl? Güzel ve kısa bir öz terapi değil mi? Kendinize göre özelleştirip kullanabilirsiniz. Ben bu basit metin sayesinde her gün onlarca cesur karar alabiliyorum.

2. Kurallarınızı yıkın, yeniden oluşturun

Hepimizin kafasında bir kurallar seti (düstur da denir) vardır. Bazen bu kurallarımız inançlarımızdan bile daha önemli olabilir. Çünkü bunlar kültürümüzden gelir. Onlar her yerdedir. Onlar, bize günün her anında nasıl davranmamız gerektiğini söyler. Ve bu yüzden onları çok nadir sorgularız. Hepsini sorgulayın, işe yaramayanları da silip atın, kurallarınızı yıkın ve yeniden olun; öz terapim; “Yaratıcılığımın sınırı yoktur, ufkum geniştir. Fikirlerimi hiçbir şey frenleyemez. Yararsız kişi ve uğraşlardan kaçınırım. Zihnimde fikirlerimi kilitli tutan kapıları bir bir açarım. Sınırsızca düşünür, her zaman doğru yanıtları ararım.”

3. Hedefinize doğru her gün bir adım atın

Bir planınız olsun ve her gün ona doğru ilerleyin. Bir amaç sahibi olun. Bu türden insanları ilham verici buluruz değil mi? Siz de amacınızı belirleyin ve ama en önemlisi de karmaşanın arasından sıyrılmak için her gün ona yer açın. Tek bir amaca her gün yer açarsanız, ancak bu sayede ona ulaşabilmek için istikrarlı bir şekilde hareket edebilirsiniz. Benimki ne mi? Dijital eğitimde Türkiye’nin en değerli şirketi‘ni oluşturmak, sonra da Dünya’ya bakacağım, şimdi bu yolda çok güzel ilerliyoruz. Bir ara hedefi yanlış koymuş, büyük olmak demiştim, sonra büyük olduk ama dersimizi de aldık, meğer büyüklük değil değer yaratmak daha önemliymiş. Türkçesi şu; Azcık aşım, Kaygısız başım :). Başkası yapabildiyse siz de yaparsınız, unutmayın, zirvede her zaman bir kişiye daha yer var.

4. Her şey kafanızda biter

Sizin hikayenizi kim yazıyor? Kafanızın içindeki gürültülü ses sizi resmen felç edebilir. Kafanızın içindeki sesin “gerçek” olmadığını ve onu dinlemek gerekmediğini anlamak, asla yapamayacağınızı sandığınız şeyleri yapmanızı sağlar. İşte ben buna bayılıyorum, geçenlerde Hürriyette en sevdiğim caz müzisyenlerinden birisi olan John McLaughlin‘in güzel bir söyleşisi vardı, çalarken düşünmem, düşünürsem çalamam diyordu, işte budur arkadaşlar, düşünmeden yapın, bunun sırrını keşfedin. Bizim Anı Yaşa isimli hızlı sunum bunu çok güzel anlatıyor, izleyin. Kafanızın içi bölünmüş durumdaysa yaşamın yükünü gerektiği gibi taşıyamazsınız.

5. Yardım ve destek her yerde vardır

Yardım ve destek istemekten çekinmeyin. Bu tutum bir takım çalışmasından çok daha fazlasıdır. Bu tutum açık olmakla, korunmasız olmakla, birbirine bağlı olmakla ilgilidir, insan olmaktır. İster inanın ister inanmayın, insanlar size yardım edecektir. Hayal etmeden hiçbir şey yapılamaz.

6. Mücadele edin

İnandığınız şeyler uğruna mücadele verin. Steve Jobs’u düşünün. Diğerlerinin sizi yargılamasına kulak asmadan yolunuza devam edin. Kendiniz için, sevdikleriniz için doğru olanı yapmak uğruna tek başına direnmeniz gerekebilir, inandığınız amaçlar son derece önemlidir. İçinde macera olmayan bir yaşam, neye yarar be adam. Hayyam dörtlüklerine benzesin diye adam dedim :). Amatör bir surfçü olarak da şuna bayılıyorum; Rüzgarı suçlamayı bırak, yelkenleri kullanmayı öğren.

7. Zamanınızı değil kendinizi kontrol edin

Yönetin demiyorum, kontrol edin diyorum. Zamanı tamamen farklı bir açıdan görün. Çünkü sınırlı olan tek kaynak zamandır. Sonuna kadar kullandığınız, tükettiğiniz ve asla yerine koyamayacağınız tek şey; zaman denen sermayemizdir. Klişe olacak ama onu boşa harcamayın. Ama bence zamanı değil kendinizi yönetin; otokontrol ve iç disiplin en önemli konu.

8. Asla ama asla vazgeçmeyin!

Vazgeçen sonuçlarına katlanır ve bu kararla yaşamak zorunda kalır. Başladığınız işi bırakmak istediğinize emin misiniz? Özünüzü keşfedin, tutkularınızın peşinden gidin ve asla vazgeçmeyin.

Şahane bir fırtına yaklaşıyor, eğer şanslıysak baya bir savuracak. Bu repliğe bayılıyorum, hangi filmden olduğunu bulana sürpriz ödül! 🙂

Sevgi ve saygılarımla.