Ofiste koridorda giderken bir çalışanım çağırıyor ve;
– İlkay Bey bakar mısınız, şöyle, şöyle bir sorunumuz var. Diyor, bunlardan da çok fazla oluyor. (Sevgili çalışanlarım, bu yazıyı okuyup da beni çağırmaktan vaz geçmeyin sakın! :))

Ben de hemen:
– Hmmm, peki, birazdan geliyorum, ilgilenirim, diyorum.

Ve gözüm aydın, az önce üzerime bir iş almış oluyorum. Peki bu sorunu sevgili çalışanımın bakıp çözebilmesi mümkün müydü?

Büyük olasılıkla evet, ama riske girmek istemediği için işi benim sırtıma yükledi. Sorumluluk almaktan da kaçınmış olabilir, veya olumlu düşünelim sağlam ilerlemek istemiştir. Neyse, sonuç olarak artık o iş benim işim haline geldi. Hatta zaman bulup o soruna dönmekte gecikirsem de ben sorgulanacağım, o iş ortada kalırsa sorumlusu da ben olacağım. Hatta kontrol bile edileceğim :).

Bu durumda aslında çalışanımın çalışanı haline gelmiş olmuyor muyum? Tamam hizmet eden bir lider olalım dedim ama bu sefer de işin suyu çıktı. Neden? Üzerime aldığım işlerin sayısı arttıkça, zamanım da yetmemeye başlıyor. Geceleri çalışıyorum, evde iş temizlemeye başlıyorum. Oysa benim hayal gücümü ve vizyonumu geliştirmem için romanlar ve iş kitapları okumam, düşünmem, eğlenmem, dinlenmem ve sosyalleşmem gerekiyor, bunlara zaman ayırmak istiyorum.

Sadece çalışanlarım değil, yöneticilerim, iş dışındaki sevgili eşim ve dostlarım bile küçük işleri bu şekilde sırtıma yüklemeye devam edebiliyorlar. Sonra da niye zaman yok diye söyleniyoruz!

Peki, o zaman bu durumu nasıl durdurabiliriz?

Yol bir; Delegasyon!

Öncelikle delegasyonu çok iyi bilmeniz gerekiyor. Bunun için süper bir e-eğitim hazırladık, mutlaka kurumunuzdan isteyin. Tanıtım filmi için tıklayın.

Sonrasında bunun için çalışanlarınızın sürekli eğitilmeleri ve yönlendirilmeleri önemli. Bunu da yol 2; koçluk yaparak verebilirsiniz. Aslında koçluğu da çok iyi bilmeniz gerekiyor. Onların sorumluluk alma bilgi ve yetenekleri olduğu sürece işleri olması gereken yerde, yani onların üzerinde bırakabilirsiniz. Koçlukla ilgili de süper bir e-eğitimimiz var.

Delegasyon ve koçluk yönetim becerilerinizle ilgili, bir de yol 3;”Hayır” demeyi bilmeniz ve kullanmanız gerekiyor. Özellikle benim gibiler için Hayır demek gerçekten de çok zordur. Kişisel yaşamımda birazcık becerebilsem de iş yaşamımda bunu çok fazla başaramıyorum itiraf edeyim. Çünkü müşterilerimi o kadar seviyorum ki, isteklerini yerine getirmek ve onları memnun etmek benim için her şeyin üzerinde. Ama yine de Hayır’ı doğru bir şekilde kullanabilmeliyiz, aksi halde kişilerin motivasyonunu düşürürüz ve onları kaybedebiliriz. Müşterilerimiz için yapmaya çalıştığımız işler boyumuzu aşabilir, yıpranabilir ve kaynak kaybedebiliriz (benim başıma geliyor da :)).

Evet, kısaca özetlersek yoğun işlerle başa çıkabilmek için;

  • İşleri iyi Delege ediyoruz,
  • Bolca Koçluk yapıyoruz,
  • Doğru zamanda Hayır diyoruz.

Sevgi ve saygılarımla.