Geçenlerde çok keyifli bir sunuma katıldım, konu “iyi hissetmek”, harika şeyler anlatılıyordu. Bunları sizlere hızla özet olarak aktarıyorum ve keyifli okumalar diliyorum.

Sizce nedir iyi hissetmek hiç düşündünüz mü? Basitçe şöyle tanımlanıyor, kendi içinde öznel olarak iyi olma hali. Tek başınıza kaldığınızda, gözlerinizi kapatıp kendinizi dinlediğinizde memnuniyet duyuyor musunuz? En önemli göstergelerden birisi bu.

Örneğin yıllardır içinizde ukde olan bir konu var, gitar çalmayı öğrenmek istiyorsunuz. Sonra kursa gitmeye karar veriyor ve sonunda öğreniyorsunuz. Ailenize yıl başında sürpriz bir minik konser veriyorsunuz ve bayılıyorlar, herkes şaşırıyor. Sonuç; yıllardır içinizde ukde olan bir konuyu var oluşunuzun bir parçası haline getirdiniz, başkalarıyla paylaştınız, mutluluk verdiniz ve bundan dolayı da müthiş iyi hissettiniz.

Şimdi olanı biteni basitçe analiz ediyoruz; önce kendimizi bilmekle işe başladık (amaç, anlam, müzik yapmak istiyorum, bundan mutlu olabilirim), bize uygun olanı güçlü olduğumuz bir yanı bulduk (evet, gitara yeteneğim var gibi, çalabilirim) ve aksiyona geçtik (inanayım, çalışayım, öğreneyim, …) ve sonuçlandırdık (konser verdik, terfi ettik, iş kurduk, …), başardıktan sonra da iyi hissettik.

Burada ne yaptım; güçlü olduğum bir yönü ortaya çıkardım, bununla yürüdüm ve buna odaklandım. Evet ilk aşama bu, demek ki önce ne yapacağız;

  1. Güçlü olduğun yönü bul, ona odaklan.

Diyelim ki henüz bulamadınız, işte o zaman iyi hissedebilme durumu olamıyor ne yazık ki. Birileri size ne haber diye sorduğunda bile, eee idare ediyoruz işte diye yanıt verirsiniz. Dikkat edin iyi hisseden kişi gözünden anlaşılır. İşte o kişi bulmuş, başarmış ve iyi hissediyor demektir.

İyi hissetmek için duygusal olarak kendinizde barışık olmanız ve fiziksel olarak dış ortam ile faaliyetlerinizle memnun olmanız gerekir. Birinci alan oldukça derin, insan psikolojisine giriyor, burada daha çok ikinci alana yöneliyoruz; odağımız çalışma hayatı ve profesyonellik…

İşle ilgili hemen her şeyi bilen ve zamanında söylemiş olan ünlü filozof Peter Drucker demiş ki; tüm profesyoneller güçlü yönleriyle hareket etmeli. Peki güçlü yönümüzü nasıl bulup sürekliliği sağlayacağız? Pek çok teknik ve araç var, ancak burada en yaygın olarak kullanılan ve çok basit olan bir yöntem var; o da sürekli not almak. İş hayatındaki tüm kişisel geri bildirimlerinizi not edin, bunu sağlayın. Günlük de tutabilirsiniz örneğin. Bunu hayatınızın bir parçası yapın. Öğrendiklerinizi belleğinize çok fazla bırakmayın, hemen not alın, kayıt tutmak gerçekten mükemmel bir disiplin! Yaşadıklarınızı kayıt altına almak size mükemmel bir geri bildirim olanağı verir ve güçlü olduğunuz yöne odaklanmanızı sağlar. Bunun için ben Evernote kullanıyorum, bu sayede her yerde, her şeyi not alabiliyor ve her yerden erişebiliyorum, size de mutlaka öneriyorum. Örneğin ben e-öğrenme alanında IT ve içerik projelerini yönetmede çok güçlüyüm, liderlik becerilerine de sahibim ve bunu geliştirmek için de her gün çabalıyorum.

Şimdi diğer bir konuya gelelim. Eğer dışarıda insanlarla bir şeyler yapmak istiyorsanız, bir takım olmak istiyorsanız, en önemli unsurlardan birisi onları takdir etmek. Bunun örneğini basketbol maçlarında çok iyi gözleyebilirsiniz. Oyuncular sürekli birbirlerine el verir, oyun sırasında defalarca takdir bombardımanı yaşanır, ama iş dünyasında bunu gözleyemiyoruz. İşte bu yüzden takdir çok önemli, birlikte iş yapacağınız insanları mutlaka takdir etmelisiniz. İki tür takdir var; yüzeysel ve derin. Bugün ne güzel görünüyorsun, saçın ne güzel olmuş, kapıyı açtığın için çok teşekkür ediyorum bu türden yüzeysel takdir örneklerine girer. Ama bir de özünde takdir etmekten söz edilebilir; iyi ki varsın. Evet bu sonuncusu biraz klişe oldu ama gerçekten önemli, bunu söylediğinizde direkt olarak öze takdir yapmış oluyorsunuz, ve bunun gerçekten çalışma ortamına katkısı çok kritiktir.

2. Çevreni takdir et.

Bu nedenle şirketlere takdir kültürü entegre edilmeli. Biz de oturduk artık şirketlerde giderek yaygınlaşmakta olan çok beğenilen CloudLMS portalimiz içerisinde bir “Takdir Modülü” geliştiriyoruz, severek kullanacağınızı umuyoruz. Hatta e-eğitimini de hazırladık.

Evet artık sonuca gelirsek; kendimizi bildik (amaç, güçlü yön, bunun için çalışma) ve çevremizi takdir ettik, bu doğrultuda bulunduğumuz ortamın harika bir üyesi olduk, hayatın içinde olduk, ürettik, işe yaradık, bunu insanlardan esirgemedik.

O zaman ne oluyor biliyor musunuz? Akış. Evet bu kadar basit, akışı yaşıyorum ve o zaman iyi hissediyorum. Bulunduğum fiziksel ortamda, iş hayatımda öznel olarak iyi oluyorum ve sonuç olarak da mutluyum. Farkındaysanız burada bir model oluşturduk, bu çok basit bir model, herkes kendi modelini kolayca oluşturabilir.

Son söz; ürettiğimiz kadar varız, işlerimizi ortaya koyduğumuz kadar varız, işin neyse, sen de o’sun. Eğer mutlu olmak istiyorsan sevdiğin işi bul ve onu çok iyi yap, var olmak için de çevrendekileri her zaman takdir et.

Daha fazlası için tıklayın; http://www.hizliegitim.com

Sevgi ve saygılarımla.