Kurumsal hayatta iş yoğunluğu söylem olarak bir klişe haline gelmiş durumda. Toplantılara gidiyoruz, işleriniz nasıl? Her zamanki gibi, yoğun, hmmm evet, bizde de durum aynı cümleleri ve sonra da karşılıklı tebessümler :). Sonra bu konuda biraz derin düşünmeye karar verdim. Yazmak da düşünmenin en güzel araçlarından birisi olduğuna göre, düşündüklerimi hem yazıyor hem de sizinle paylaşıyorum

Evet, çok iş duygusuyla boğuşuyoruz, eğer bu durum sürekli bir hale geldiyse, başa çıkabilmek için si­ze (ve kendime) önerebileceklerimi özetliyorum.

İş yoğunluğu gerçek değildir

İş yükü veya iş yoğunluğu size saldıran bir canavar değildir. Çok işimiz ve bunlar için çok az zamanımız olduğuna inanmamızdan kaynaklanan kendi kendimize yaşattığımız bir baskıdır. Diğer bir bakış açısıyla aslında korkudur. Bu korkuyu tanıyıp kabul ettiğimizde, farkına vardığımızda onunla başa çıkma konusunda daha güçlü olabiliriz. Ufak bir adım atmış oluruz.

Şükredin

Düşünün, ya işiniz olmasaydı ve sıkıntıdan patlasaydınız? Şükredin ki dünyaya, uygarlığa katkıda bulunmanızı sağlayacak olanaklarımız ve bolca projelerimiz var.

Hiçbir zaman bitmeyeceğini kabul edin

Eğer siz de benim gibi bir aksiyon insanıysanız, bolca hedefleri olan biriyseniz, gelen posta kutunuz hiçbir zaman boş kalamaz, aksiyon almanızı bekleyen mesajlar hep olacaktır, bitmezler. Her za­man geride kalan yapamadığımız işler olacak. Bu yüzden ebedi istirahat gah ‘a kadar rahat yok :).

Yalnızca tek bir konuyu düşünün

Birçok işi bir arada yapma ve konular arasında düşüncelerinizi hızla kaydırma becerisine sahip olabilirsiniz, ancak zihninizde bir sefer­de yalnızca tek bir düşünceye yer verebilirsiniz. Örneğin ben çay koyarken zihnimi bölme alıştırması yaparım ve bundan çılgınca keyif alırım, marifetmiş gibi :). Siz de deneyin; bardaklar yan yana bekler, ilk bardağın demini koyarsınız, tamamlandığında ikinci bardağın demini koymaya başladığınız anda birinci bardağın da suyunu koymaya başlarsınız. Sonra bu süreci makinalara, pardon ellere boşluk bırakmadan tüm bardakları seriye bağlayıp doldurursunuz, ama tüm çaylar hepsi aynı oranda güzelce demli konacak ona göre :). Zihni süreçlere bölerek çalıştırabilirsiniz, hatta aynı anda 4-5 kitap da okuyabilirsiniz, hadi bir sürü bardağa çay da doldurdunuz, ama aynı anda birden fazla konuyu düşünemezsiniz. Bu yüzden oturun odaklanın, aynı anda bir işi düşünün ve tam yapın.

Seçici olun

İşleri öncelik sırasına koyun. Acil olan ile olmayan, önemli olan ve olmayan işler arasında akıllıca seçimler yapın. Bu seçimlerinizi temel değerlerinize dayandırın ve sonra rahatlayın; çünkü en önemli işi yapmakta olduğunuzu biliyor olacaksınız. www.hizliegitim.com da Zaman Yönetimi, Karar Verme gibi güzel eğitimler var, onlara bakın.

İşleri devredin

Diğer insanlardan yardım almayı öğrenin. İnsanlar yardımcı olmaktan hoşlanırlar ancak bunu sizin onlardan istemeniz gerekir. Bir başkasının yeterince yapabileceği herhangi bir işi mutlaka devretmelisiniz. Geliştirmeniz gereken en önemli beceri bence budur. Bakın Delegasyon eğitimi…

Hayır demeyi öğrenin

Sizden bir iş istendiğinde kabul etmekte acele etmeyin. Bu sözüm benden size gelen işler için değil sevgili çalışanlarım :), müşteriden bize gelen işlerle ilgili. İstenen her işi kabul ettiğinizde çok sevileceğinizi ve tercih edileceğinizi düşünebilirsiniz ancak aşırı iş yükü sonucunda sağlığınızı kaybedecek olursanız kimseye bir yararınız olmaz. Patronunuz veya yöneticiniz bir iş istediğinde, o işi yaptığınız süre içinde diğer hangi işleri bir kenara bırakabileceğinizi sorun. Hemen birlikte öncelik belirleyin. Biz böyle yapıyoruz ama yine de aşırı iş yükü var :), neyse.

Kendinize iyi bakın

Fazladan çaba harcamanız gereken zamanlar mutlaka olacaktır. Ekstra mesai gereken zamanlar için fiziksel ve zihinsel olarak iyi durumda olmalısınız. Eğer iyi uyumuş, doğru beslenmiş ve egzersizlerinizi yapmışsanız, ara sıra gereken fazladan çalışma ve stres için çok daha hazır olursunuz. Arada mola vermeyi de unutmayın. Çoğumuzda daha uzun saatler ve daha çok çalışma eğilimi vardır. Oysa gerçekte eğer arada molalar verecek olursak daha az zamanda ve daha az çaba harcayarak daha çok iş başarabiliriz. Bugün beni şaşırtan zorla çıkarıldığım bir mola oldu, o kadar tuhafıma gitti ki, bir de çıkarıldığım için söylendim durdum, meğer gerekliymiş, çok teşekkürler :).

Soluk alın

Üzerimizdeki işlerle başa çıkamayacağımız duygusuna kapıldığımızda gevşeyip rahatlayacağımız yerde daha da geriliriz. Evet, yapmamız gereken pek çok iş var gibi görünebilir ancak gerçekten yapmamız gereken tek şey soluk almak. Birkaç uzun, derin soluk alıp verin ve içinde yaşadığımız ana döndüğünüzü hissedin.

Elinizdeki işe yoğunlaşın

Yapamadığımız ya da yapmamız gereken onca diğer işi düşünmeye kalkarsak elimizdeki işe gerektiği gibi yoğunlaşamayız. Yapmadığınız değil, yapmakta olduğunuz işi düşünün. Aksi halde işlerinizle başa çıkarmama duygusu sizi yenecektir.

Kendinizi aşırı iş yoğunluğu nedeniyle gergin hissettiğiniz zamanlarda derlediğim bu on ipucundan yaralanmaya çalışın; göreceksiniz iplerin elinizde olduğu ve daha rahat çalıştığınız duygusunu yaşayacaksınız.

Ben yaptım inanın oldu :).

Sevgilerimle.