Türk erkeği, eşini anne olduğunda kaybeder. Çok sevdiği eşi, anne olduğunda kutsal bir varlık haline gelir. Sonra da mutsuz evliliğe doğru bir yolculuk başlar, neden mi? Genelleme yaptım özür diliyorum, ama son zamanlarda gözlemlerimle de aklıma takılan, biraz araştırdığım bu konuyu çok kısa bir şekilde affınıza sığınarak anlatmaya çalışacağım.

Çocuk doğduğu andan itibaren dünya onun etrafında dönmeye başlar, annenin hayatı farklı bir boyuta geçer. Adamcağız da baba olmayla serseme dönmüştür. Bu duruma alışılırken annemiz kontrolü yavaşça eline alır. Tabii burada çağımızın yeni annelerinden söz ediyorum, eski annelerimiz harbiden anneydi çünkü. Ama biz adamlar da o zamanlarda bu kadar yumuşamış değildik. Şimdi yeni annelerimiz blog yazarı oluyor, kitap çıkarıyor. Off-road bebek arabaları kullanıyorlar ve sosyal medyada bolca resimler paylaşıyorlar, teşhiri çok seviyorlar. Hatta en bayıldığım kendi profil resmini çocuğuyla değiştirenler. Çağımızın yeni annesi çocuğu her sporu her aktiviteyi yapsın istiyor, üzerine bolca düşüyor. Sürekli çocuğunu anlatmaya başlıyor. Facebook profil resmini çocuklu hale getiriyor.

Oysa anne olmak kadar doğal bir şey olabilir mi hayatta! Neden kutsallaştırıyoruz anneliği, neden bu kadar büyütüyoruz, pazarlıyoruz, mütevaziliği kaybediyoruz? Tepeden geliyor tabii :); en büyük kariyer anneliktir deniyor ya, aman ne harika, neyse ki Nil Karaibrahimgil var, bu videoyu izleyin çok güzel!

Şimdi gelin, sistemin nasıl bozulduğunu kısaca anlatalım;

  • Araştırmalara göre kadınların psikolojisi doğum sonrası ‘zafere ulaşmışlık tatmini’ ile değişmeye başlıyor.
  • Zamanla çocuksuz aktivitelere katılmıyor ve psikolojik sorunlar tam da burada başlıyor.
  • Annede ‘değersizlik bilinci’ gelişmeye başlıyor.
  • Bu bilinç, bebek doğurmuş kadının pohpohlanmasından sonra, yalnız kalması ve beklediği ilgiyi artık görememesiyle başlıyor. Kocamız kendi hayatına dönüyor, ilgisi daha çok bebeğe dönüyor. Kadın bebeği dünyaya getirmede kendini ‘araç’ gibi görmeye başladığı anda kimlik bunalımına giriyor ve yaşamdaki tek anlamının çocuğunun annesi olmak olduğu fikrine kapılıyor. Durum bu kadarla da kalmıyor, sonrası daha da karışıyor, devam edelim;
  • Değersizlik bilinci gelişen kadın, bu durumun anlaşılmaması için tam tersi ‘başarmış ve memnun’ imajı çizmeye başlıyor (savunma mekanizması).
  • Bekâr veya çocuksuz kişilere bebeğinden bahsederek mutlu imajı çiziliyor.
  • Yaşadığı fiziksel değişimleri, giydiği abartılı kıyafetlerle örtmeye çalışıyor.
  • Bazıları çeşitli gerekli gereksiz kurslara katılıyor.
  • Eşi tarafından beğenilme kaygısı taşıdığı için daha takipçi ve alıngan bir hale bürünüyor (işte en tehlikeli yer burası, susun sessiz olun lütfen! Aslında kabahat erkeklerde, neden siz de şüpheleneceği malzemeleri veriyorsunuz? :)).
  • Annemiz kendisini çocuğu üzerinden tanımladığında, bu durum çocuğun da baskı hissetmesine neden oluyor.

Türk annelerine “Hayat başarınız nedir?” dendiğinde yanıt ‘çocuğumu dünyaya getirmek’ oluyormuş çoğu zaman. Oysa annelik bir seçimdir ve hayat başarısı değildir. Sadece bu başarıyla anılmak istemek, kişinin özgüven eksikliğinden gelir. Anne olmayan, olamayan ya da istemeyen kadınların yaralarına dokunmak anneliği kutsal yapmıyor. Dokuz ay bir bebeği karnında taşımak, o bebeğin sahibi olduğun anlamına da gelmiyor.

Evet, her türlü genellemeye karşı da olsam, çevremde gözlediğim kadarıyla anneliği abartıyor, yanlış yaşıyor, çocuklarımıza ve eşlerimize istemeden zarar veriyor, güzel evliliklerimizi mutsuz hale getiriyoruz sevgili hanımlar.

Elbette annelik çok özel ve zor bir rol. Ama amacını ve özünü kaybetmemeli. Anneliğin amacı çocuğa destek ve sevgi vererek onu sağlıklı, bağımsız, mutlu bir kişi olarak hayata hazırlamak. Oysa yukarda anlattığım tarzda bir annelik çocuğa zarar verici bir hal alıyor. Bu durum özellikle ergenlik çağına gelen çocuklarda net olarak görünüyor, sonra hep birlikte uğraşıyoruz :).

Bu nedenle siz siz olun, yapılan yanlışları telafi etmeye çalışın, gerekirse bir uzmana gidin. Anneliği sağlıklı, dengeli bir şekilde yaşamak ve ‘mükemmel anne’ olmaya çalışmamak en güzeli. Anneliğinizi keyifle yaşayın, eşinizi de ihmal etmeyin diyorum.

Bir de Hızlı Eğitimde annelerimiz için hazırladığımız “Çalışan Anneler İçin Çocuk Yetiştirme” online eğitimine mutlaka bir göz atın diyorum.

Sevgilerimle.