Oğlumuz Kızımız Mühendis Olsun

Herkese merhaba, sizlere bu yazımda başlığımın nedenlerini kısaca açıklamaya çalışacağım. İlk olarak mühendisliğin geleceğin temeli olacağını söyleyebilirim. Bunun için 2 ana nedenim var. Birincisi şöyle; ülkemizin güçlü bir ekonomiye ihtiyacı olduğu konusunda hepimiz aynı fikirdeyiz değil mi? Aksi halde dışardan gelen darbelere (15 Temmuz’u kast etmiyorum) duyarlı oluyor. Peki bunu nasıl sağlarız? Ancak ihracat sayesinde. Ama ne yazık ki sadece turizm sektörüyle, gıda ve tekstil ürünleri ihracatıyla diğer ülkelerle tam olarak yarışamıyoruz. Ancak yüksek teknolojili ürünlerin ihracatıyla ülkemize yüksek gelir getirebiliriz. Örneğin biz 100.000 ton domates satıyoruz, onlar sadece 1 uydu satarak bu açığı hemen kapatıyor.

Peki yüksek teknolojiyi nasıl üretiriz? Kesinlikle kaliteli bir mühendislik eğitimiyle. Çocuklarımızı bu günlerden mühendislik eğitimine hazır edersek, bunun için şimdiden hazırlanırsak belki gelecek yılları kurtarabiliriz. Ben kendi adıma uğraşıyorum ama bu devirde gençlerle uğraşmak da kolay değil bilenler bilir :).

İkinci nedene gelince; insanlık olarak çözmemiz gereken çok ciddi sorunlarımız var. Gezegenimiz üzerindeki tüm hayatın sağlıklı, sürdürülebilir, güvenli ve refah içinde olması için;

  • Enerji
  • Sağlık
  • Siber Güvenlik
  • Susuzluk
  • Küresel Isınma
  • Şehirleşme
  • Azot (nitrojen) Döngüsü

Alanlarında çözmemiz gereken problemlerimiz var. Aşırı çoğalmayı henüz kontrol edemiyoruz, bu doğrultuda da sorunlarımız gelecekte çığ gibi büyüyecek.

Peki bunları nasıl çözebiliriz? Evet, tahmin edebileceğiniz gibi ancak mühendislik sayesinde.

Ancak mühendisliğin gelecekteki sınırları biraz genişleyecek. Çünkü bu sorunların çözümü için her ne kadar mühendislik temel de olsa, diğer alanlarla da iletişim içinde olmalı ve baştan başa çözümler getirmeli. Yetiştirilecek mühendislerin diğer alanlarla iletişim içinde olabilmesi, takım çalışması ile çoklu disiplin içeren tasarımlar yapabilmesi; sanatı ve teknolojiyi birlikte barındıran çözümler üretebilmesi gerekiyor.

Bu doğrultuda yakın geçmişte yeni disiplinler üstü mühendislik alanları da ortaya çıkmaya başladı biliyorsunuz. Örneğin geçtiğimiz yüzyılda gelişen, parçalanarak her biri kendi alanında uzmanlaşan bilişim dalları, biyomedikal, mekatronik, şehir mühendisliği gibi alanlar ortaya çıktı. Mühendislik giderek kendi içerisinde değişiyor. Elbette üst kimlik dediğimiz makina, elektrik elektronik ve inşaat gibi alanların hiçbir zaman sonu gelmeyecek, ama bunlar da diğer alanlar içinde değişime uğrayacak.

Hele ki kızlarımız, bence özellikle mühendisliğe çok yakışıyorlar ve onların da katkısı harika olacaktır. Hem biz erkekleri de üniversite yıllarımızda 60-70 kişilik sınıflarda sadece 8-10 kız görmekten de kurtarmış olurlar :). Gerçi benim zamanımda böyleydi ama şu sıralarda da çok değiştiğini sanmıyorum.

Kızlarımız potansiyel işgücünün yüzde 50’sinden mahrum olmamalı. Mühendislik sayesinde bilgisayar başında tasarlanan ürünler hızlı ve ucuza mal edilerek üretilmeli, hızlı prototip fikirler ortaklaşa gerçekleştirilmeli. Kadın erkek ayrımı olmamalı, ayrımın yapıldığı yer gerçek dünya. Sanal dünyada da herkesin fikri, yaratıcılığı eşittir arkadaşlar. Burada herkesin ortak çalışmasının bir an önce ürüne dönüşmesi, çözüme ulaşması önemli. Gelecekteki ortaklaşa gerçekleştirilecek inovasyon başarılarını, yaratıcı zekânın üretkenliğini yüzde 50’mizden, yani çok sevgili kızlarımızdan mahrum ederseniz o derece geri kalırsınız.

Elbette ki gençler hayatta ne yapmak istediğini bilerek seçim yapmalı, neyle ilgilenmek istiyorsa onu inceleyebilmeli. Şehir, peyzaj, spor, sanat, tarım, kırsal, tasarım, temel bilim aklınıza hangi alan gelirse gelsin katkıda bulunacakları alanı seçebilmeliler. Ama hangi alanda çalışırsanız çalışın, temelinde mühendislik problemi var. Gençlerimiz mutlaka onu çözebilmeye de odaklanan bireyler olmalılar. Meslek olarak mühendisliği seçmek matematiğin, fen veya fizik derslerinin kuvvetli olmasına değil, öz değerlere ve ilgiye bağlı bir tercih olmalıdır.

Özetle sevgili takipçilerim, mühendislik ne kız ne erkek ne sözel ne de sayısal işidir. Başarılı olan her işin temelinde olduğu gibi gönül işidir. Sadece bazı sorunları çözmek istemek, inovasyona ve yeniliğe açık olmak, yeni projelerle ilgilenmek mühendislik için yeterlidir. Artık günümüzde hayat boyu mühendislik veya hayat boyu halkla ilişkilerle uğraşacağım diye de bir şey kalmadı. İnsanın kariyeri sürekli evriliyor. İyi bir temel almak isteyen herkes mühendislik okuyabilir. Hatta kodlama öğrenebilir, bununla ilgili bir yazıyı da daha önce yazmıştım, mutlaka tekrar okuyun.

Lütfen dikkat edin, üniversiteye giriş sistemindeki sayısal ve sözel ayrımı aslında hiç hoş değil. Sadece çoktan seçmeli bir teste bağlı kalarak çocuklarımızı yerleştiriyoruz. Keşke bunlar yeni yılda değişebilse. İnternet, sosyal medya zaten artık gençlerin parmaklarının ucunda. Lisedeki bir öğrenci, istediği meslekle ilgili danışma alanlarını kolayca bulabilir, bu konudaki profesyonel ağlara gidebilir, sanal ya da gerçek olsun fuar ve etkinliklere katılabilir.

Evet son söz olarak “Çocuğumuz, özellikle oğlumuz mühendis olsun” diyen aileler var. Ama kız erkek ayrımı yapmadan tüm gençlerin mühendisliğe özendirilmesi gereken bir zamanda yaşıyoruz. Sevgili gençlerimiz kendi öz değerlerini, güçlerini ve ilgilerini keşfedip onları besleyecek, büyütecek mühendislik dallarını seçsinler.

Son olarak da www.hizliegitim.com ‘daki özünüz, kariyer gibi eğitimleri de alsınlar diyelim.

Yazıyı tamamladıktan bir süre sonra güzel bir projeden haberim oldu, bağlantısını paylaşıyorum; http://www.turkiyeninmuhendiskizlari.com

Sevgi ve saygılarımla.