Yüzlerce yıl boyunca, eğitim belirli bir zamana, bir öğretmene ve sınıfa bağlandı. Teknoloji ve yeni iletişim araçları geliştikçe etkileşim, sosyal medya ve eşzamanlı olmayan iletim (TV, video) gibi gelişmeler, belirli bir merkezi olan eğitimi kırdı ve öğrenicilere müthiş bir esneklik sağladı. Her ne kadar bu esneklik önemli bir adım olsa da öğreniciler hala belirli bir yöntem ve konularla sınırlı kalıyorlardı. Derken bu sorunu çözecek ve öğrenmeyi temelden değiştirecek yeni bir teknoloji ortaya çıktı; “Uyarlanabilir Öğrenme” – Adaptive Learning”.

Peki hangi gereksinimden çıktı bu uyarlanabilir öğrenme? Her birimiz bir konuyu aynı hızda ve aynı yöntemle öğrenemeyiz değil mi? Farklı yöntemlerle öğrenen kişileri belirli bir zamanda aynı şekilde öğrenmeye zorlamak sizce mantıklı mı peki? Eğer bunda ısrarcı olursak, bu durum verilen eğitimi verimsiz hale getirdiği gibi, aynı zamanda öğrenme sürecinin ne kadar yanlış ilerlediğini de gösterir.

Uyarlanabilir öğrenme, öğrenicinin bilgisini değerlendirdikten sonra, onun kendi öğrenme yöntemine göre bir eğitim tasarlar. Bu sistem aynı zamanda öğrenici ilgili konuda geliştikçe, öğrenme şeklini de düzenler ve değiştirir.

Şimdi basit bir örnekle açıklayalım. Örneğin finansal hesap makinesinin kullanımını 2 kişiye öğreteceğiz. A kişisinin temel finans bilgisine sahip olduğunu, B kişisinin ise bu konuyu bilmediğini düşünelim. Uyarlanabilir öğrenmede A kişisinin temel finans bilgisine sahip olduğunu önceden bilebiliriz. A kişisine saatlerce finansın temellerini anlatmak her iki taraf için de zaman kaybı olacaktır. B kişisine ise önce temel finansın anlatılması gerekir. Bu noktada verilecek olan eğitim, öğrenicinin bilgisine göre değiştirilmelidir. Yani özetle uyarlanabilir öğrenme, kişiye özel bir şekilde hazırlanmış bir eğitim olarak da adlandırılabilir.

Uyarlanabilir öğrenmenin bir diğer avantajı da hem öğrenicilerin hem de onunla uğraşan eğitmenlerin sonuçları daha doğru bir şekilde değerlendirebilmesidir. Böylece öğrenmenin en iyi yolu bulunabilir, hangi yöntemin işe yaradığı hangi yöntemin işe yaramadığı, konuyu öğrenenlerin nerede bocaladığı ve en iyi hangi yöntemle gelişme ve sonuç alındığı kolayca bulunabilir.

Peki Uyarlanabilir Öğrenme Bu kadar İyiyse Neden Ortalarda Yok? 

Aslına bakılırsa uyarlanabilir öğrenme bir süredir kullanılıyor. Bilgisayarlı uyarlanmış öğrenmenin kökenleri 1970’lere kadar uzanıyor. Bir süredir ortalarda olmasına ve hakkında çok iyi şeyler yazılmasına rağmen uyarlanabilir öğrenme ne yazık ki bir popülariteye ulaşamamıştır. Bunun en önemli nedeni maliyetli olmasıydı.  Çünkü geçmişte bu tür sistemlerin kurulması günümüzdekinden çok daha pahalıydı. Ayrıca uyarlanabilir öğrenme için kullanılan bilgisayarların kişilerin öğrenme yöntemlerini anlayabilen yapay zekâya ihtiyaçları vardı. Yapay zekâ için de sağlam işlem gücü olan bilgisayarlar ve gelişmiş algoritmalarla yazılım geliştirme becerisi gerekir. Sistemin gereklilikleri ve içerikleri oluşturmak için uzman eğitmenler, teknisyenler ve yazılımcılara ihtiyaç vardı. Küçük bir profesyoneller ordusu olmadan tek bir eğitimi tasarlayabilecek “Kendin yap” çözümleri de ortalarda yoktu.

Uyarlanabilir öğrenmenin yaygınlaşması konusunda bir diğer sorun da yapay zekânın kapalı bir kutu olmasıydı. Bu konu sadece teknoloji ustalarının anlayabileceği bir haldeydi. Bu nedenle geçmişten bugüne uyarlanabilir öğrenmenin bu kadar emek gerektirmesi, eğitim tasarımcılarını başka öğrenme tekniklerine ve metotlarına yönlendirdi. Yapay zekâ ile ilgili gizem; bununla uğraşan yazılımcıların kendi kodlarını ticari sır olarak saklamaları nedeniyle de artmıştı.

Peki, şimdi günümüzde ne oldu dersiniz?

İşlem gücü yüksek bilgisayarlar, sunucular, web tabanlı uygulama geliştirme ve servis olarak kolayca kullanabileceğimiz yapay zekâ yaygınlaştı. Adına “machine learning” – makine öğrenmesi deniyor. Uyarlanabilir öğrenme platformları ortaya çıktı, hatta bunlar eğitmen ve profesyonellerin kendi uyarlanabilir eğitimlerini oluşturmalarını sağlayan çözümlerle birlikte bütünleşti. Sistemler ekonomik bir hale geldi, aynı zamanda bu işte en çok etkisi olan kişiler, eğitim tasarımcılarının bu işte söz sahibi olabilmesi olanaklı hale geldi.

Özetle, artık eğitmenlerin ve öğrenme profesyonellerinin uyarlanabilir öğrenme sistemleri kurgulayabilmeleri kolaylaştı.  Peki büyük kurumsal bir organizasyonun eğitim yöneticisi olarak işe nereden başlayacaksınız? Tabii ki önce bizimle tanışarak. Artık geleneksel e-öğrenme uygulamalarının çalışanları sıktığını hepimiz biliyoruz. İşte bu yüzden gelin artık sizi bir an önce modası geçmiş yöntem ve teknolojilerden kurtaralım, yapay zeka ve sosyal uygulamalarla desteklenmiş kişiye özel uyarlanabilir öğrenme çözümlerimizle tanıştıralım.

Sevgi ve saygılarımla.