Hepimiz bir alanda başarılı olmak ve yeni bir şeyler öğrenmek için pratik yapmamızın ne kadar önemli olduğunu biliyoruz değil mi? Ancak pratik yaparak müzik, spor ve sanatsal beceriler üzerinde ustalık kazanırız. Peki, sizce pratik nedir?

Pratik; geliştirilmesi amaçlanan davranışın tekrarlanmasıdır. Davranış tekrarlandıkça yaptığımız hareketi daha hızlı, hatasız ve iyi yapmaya başlarız. Bu durum beynimizde de bazı değişikliklere neden olur. Beynimiz Gri ve Beyaz madde olarak adlandırılan farklı iki tür sinirsel dokuya sahiptir. Gri maddenin bulunduğu alanda çoğunlukla sinir hücrelerinin gövdeleri bulunur. Bu nedenle beyine gelen sinirsel uyarıların işlenmesi ve üretilen sinyallerin uygun bölgelere iletimi burada gerçekleşir. Beyaz madde ise çoğunlukla yağ dokusu ve sinir liflerinden oluşur. Sinir lifleri, sinir hücrelerinin gövde uzantısı olan ve akson adı verilen yapılardan oluşur. Vücudumuzu hareket ettirebilmemiz için beyinde üretilen sinyallerin gri maddeden geçerek sinir liflerine aktarılması ve ardından omurilik boyunca ilerlemesiyle kaslara ulaşması gerekmektedir.

Sinir liflerini oluşturan aksonların dış yüzeyleri miyelin adı verilen bir yağ tabakası ile sarılıdır. Miyelin kılıf sinirsel iletim sırasında oluşan elektriksel enerjinin kaybını önleyerek, sinyallerin daha verimli ve hızlı iletilmesini sağlar. Pratik yaptığımızda sinir lifleri üzerindeki miyelin kılıf tabakası kalınlaşır ve genişler. Bu sayede sinir lifinde iletilen sinyaller daha hızlı ve verimli olur. Bu değişimin sonucunda kas hafızası meydana gelir. Aslında söz edilen kasın kendi hafızasına sahip olması değil sinyal iletiminde meydana gelen değişimin hareket üzerinde yarattığı etkidir.

Evet, pratikle gelişmemizi sağlayan olayın beyindeki fizyolojik açıklamasını yapmış olduk.

Peki, bir alanda başarılı olmak için ne kadar pratik yapmalısınız?

Yapılan araştırmalar bir yetkinlikte ustalaşmak için gereken sürenin ve tekrar sayısının ne kadar olacağına dair net bir sayı veremiyor. Ancak bir işte ustalaşmanın sadece pratiğin süresi ile ilgili olmadığını da biliyoruz. Ancak verimli ve kaliteli yapılan bir çalışma pratiğin etkisini arttırmaktadır.

O zaman pratiği etkili hale getirmek önemlidir, peki nasıl?

Pratiğin etkili olması için çalışılan davranışın üzerinde yoğun konsantrasyon sağlanmalı ve düzenli aralıklarla tekrarlanmalıdır. Ayrıca davranış tekrarlandıkça kişi, eksik olduğu yönleri belirlemeli ve bu yönlerini geliştirmeyi amaçlamalıdır. Bu konuda ki dört basit ipucu yapacağınız pratiğin etkisini arttıracaktır.

1. Odaklanın

Üzerinde çalıştığınız konuya tüm dikkatinizi vermeye çalışın. Dikkatinizi dağıtacak TV, bilgisayar ve telefon gibi şeyleri kapatın. Araştırmalar ders çalışan öğrencilerin sadece altı dakika boyunca derslerine odaklanabildiklerini göstermektedir. Dikkatlerinin dağılmasındaki temel nedenin bilgisayar, cep telefonu ve özellikle Facebook gibi sosyal medya araçları olduğu belirlenmiştir. Bu nedenle dikkatinizi dağıtacak şeyleri belirlemeli ve çalışma süresince onlardan uzak durmalısınız.

2. Yavaşlayın

Pratik yaptığınız sırada aceleci ve hızlı davranmanız davranışın yanlış oturmasına sebep olabilir. Bu durum eylemi düzeltmeniz için size zaman kaybettirecektir. Bu nedenle önce yavaş hareketlerle yapmaya başlayın. Doğru yaptığınıza emin oldukça hızınızı kademeli olarak arttırırsanız daha iyi sonuç alırsınız.

3. Düzenli ve Aralıklı Çalışın

Başarılı müzisyen, sporcu ve dansçıların sırrı aralıklı ve sık tekrar yapmaktan geçmektedir. Araştırmalar bu alanlarda başarılı olan kişilerin alanları üzerinde haftada 50-60 saatten fazla çalıştıklarını göstermektedir. Onlar gün içerisinde uygun saatlerde zaman programı yaparak çalışmakta ve günlerinin büyük kısmını pratik yaparak geçirmektedir. Bu nedenle kendinize en uygun zamanları belirleyin ve düzenli olarak çalışın.

4. Hayal Edin

Hayal kurmanın bu konuda bir etkisi olmadığını düşünebilirsiniz. Ancak araştırmalar fiziksel hareketlerin pratik ile oturtulduktan sonra hayal ederek tekrarlanabildiğini göstermiştir. Basketbol oyuncuları üzerinde yapılan bir araştırmada oyuncular iki gruba ayrılmıştır. Gruplardan birine serbest atış yapma olanağı verilmiştir. Diğer gruptan ise atışı sadece hayal etmeleri istenmiştir. Araştırmanın sonucunda her iki grubun da atış yeteneklerinin neredeyse eşit derecede geliştiği gözlenmiştir. Bu nedenle pratik yapmadığınız zamanlarda bunu hayal etmeniz gelişiminiz açısından olumlu olacaktır.

Umarım bu yazı yararlı olmuştur.

Yazının videolu animasyon halini de www.hizliegitim.com ‘da izleyebilirsiniz.

Sevgi ve saygılarımla.