Eğitimden “gazla” çıkan ekibiniz masasına dönünce neden eski haline dönüyor? Sorun motivasyon değil, tetikleyici eksikliği.
Cuma günü harika bir webinar günüydü. 50 Kişiye yakın katılım olmuştu, enerji yüksekti, herkes “Bundan sonra işleri farklı yapacağız!” diyerek salonu terk etti. Pazartesi sabahı oldu. O heyecanlı ekip ofise girdi, “Acil” etiketli mailleri gördü, telefonlar çalmaya başladı ve Cuma günkü o büyük kararlar, saman alevi gibi sönüp gitti.
Tanıdık geldi mi?
Türkiye’de kurumsal hayatın en büyük trajedisi budur: Niyet ile Eylem arasındaki devasa uçurum.
Peter Gollwitzer’in davranış bilimi araştırmaları yüzümüze bir tokat gibi iniyor: Bir insanın bir şeyi yapmaya “niyet etmesi”, o işi yapacağı anlamına gelmiyor. Araştırmalara göre, güçlü bir niyete sahip olanların bile başarı oranı sadece %53. Yani yazı tura atmaktan farksız.
Biz şirketler olarak milyonlarca lirayı, çalışanların “niyetini” artırmak için harcıyoruz. Motivasyon konuşmaları, vizyon toplantıları, pahalı eğitimler… Ama unuttuğumuz bir şey var: İnsan iradesi sınırlıdır ve operasyonel karmaşa başladığında ilk tükenen şey iradedir.
Çözüm, çalışanlara daha fazla “istemeyi” öğretmek değil; “Uygulama Niyeti” (Implementation Intentions) dediğimiz, irade gerektirmeyen otomatik refleksler kazandırmaktır.
“Eğer – O Zaman” Formülü: Beyni Hacklemek
Bilimsel adı “Uygulama Niyeti” olsa da biz buna sahada “Eğer – O Zaman” planlaması diyoruz.
Mantık basit: Kararı eylem anına bırakırsanız, beyin kolayı seçer (eski alışkanlık). Ama kararı önceden bir şarta bağlarsanız, beyin otomatik pilota geçer.
- Yanlış Hedef: “Müşteri aramalarımı CRM’e daha düzenli gireceğim.” (Bu bir dilektir, Pazartesi günü unutulur.)
- Uygulama Niyeti: “Telefonu kapatır kapatmaz CRM notunu yazacağım.”
Bu küçük fark, “Stratejik Otomatikleşme” yaratır. Karar verme yükünü çalışanın yorgun zihninden alır, ortama (telefonu kapatma anına) yükler.
İşte tam bu noktada, şirketinizin kullandığı öğrenme ve gelişim altyapısının zekâsı devreye girer. Eğer LMS sisteminiz veya performans yönetim araçlarınız sadece “bunu yapmalısın” diyorsa kaybedersiniz. Ancak InfinityLMS mantığında olduğu gibi, süreçlerin içine doğru “hatırlatıcıları ve tetikleyicileri” gömen bir ekosisteminiz varsa, çalışan iradesini zorlamadan doğru davranışı sergiler.
Bizden 3 “Otomatikleşme” Örneği
Bu teoriyi bizim kaotik iş günlerimize nasıl uyarlarız?
- 1. Bankacılık / Gişe:
Hedef: Çapraz satış yapmak.
Klasik Yöntem: “Müşterilere kredi kartı teklif edin” diye mail atmak. (Sonuç: Yoğunlukta unutulur.)
Uygulama Niyeti: “Eğer müşteri para yatırma işlemi için gelmişse ve ekranda ‘Limit Uygun’ uyarısı yanıyorsa, o zaman dekontu verirken ‘Kart limitinizi güncelleyelim mi?’ cümlesini kuracağım.” (Düşünmek yok, şart ve tepki var.)
- 2. Üretim / İSG:
Hedef: Koruyucu donanım kullanımını artırmak.
Klasik Yöntem: “Güvenlik kültürümüzü artıralım” sloganları.
Uygulama Niyeti: “Eğer vardiya zili çalarsa, o zaman tezgâha dokunmadan önce eldivenimi kontrol edeceğim.” (Zil sesi = Eldiven kontrolü.)
- 3. Satış / Toplantı Yönetimi:
Hedef: Müşteri toplantı notlarını tutmak.
Klasik Yöntem: “Haftalık raporları cuma günü gönderin.”
Uygulama Niyeti: “Eğer müşteriyle toplantı odasından çıkarsam, o zaman asansör gelene kadar telefondan sesli not alarak sisteme yükleyeceğim.”
Bir Anekdot: “Unutkan Mühendisler”
Geçen yıl Ankara’da bir savunma sanayi firmasıyla çalışıyorduk. Ar-Ge mühendislerinin proje dokümantasyonlarını zamanında doldurmadığından şikayetçilerdi. Yöneticiler bunu “disiplinsizlik” veya “isteksizlik” olarak yorumluyordu.
Mühendislerle konuştuk. “İstemiyor değiliz, ama projeye dalınca gün bitiyor, akşam da halim kalmıyor” dediler. Sorun niyet değil, zamanlamaydı.
Basit bir kural getirdik: “Kod parçasını sisteme ‘commit’ etmeden (yüklemeden) önce çıkan pop-up ekranına 2 cümlelik açıklama yazılacak.”
Yani eylemi (kod yükleme) bir tetikleyiciye bağladık.
Sonuç? Dokümantasyon oranı %20’den %95’e çıktı. Kimsenin karakteri değişmedi, sadece “Eğer – O zaman” kurgusu sürece eklendi.
Liderlik Çıkarımı
Çalışanlarınızın “yapmamaları”, çoğu zaman “yapmak istememelerinden” değil, o eylemi tetikleyecek “an”ı kaçırmalarından kaynaklanır.
Lider olarak göreviniz, insanlara sadece “Ne yapacaklarını” söylemek değil; “Hangi durumda, ne zaman ve nasıl yapacaklarının” zihinsel haritasını çizmektir.
Motivasyon gelip geçicidir, ama doğru kurgulanmış alışkanlıklar kalıcıdır. Şirketinizi dilek ve temennilerle değil, bu güçlü “Eğer – O Zaman” zincirleriyle yönetin.
Umarım yararlı olmuştur, sevgi ve saygılarımla.
