Herkese merhaba, yıllarımı öğrenme teknolojilerine ve insanların bilgiyi nasıl içselleştirdiğine adamış biri olarak, sektörde sürekli karşılaştığım bir paradoks var: Bazen yüzbinlerde lira harcanan, görsel şölene sahip eğitimler çalışanların zihninde koca bir “hiç” olarak kalırken; bazen basit, sade bir rehber yıllarca akılda kalıyor. Neden bazı eğitimler su gibi akıp giderken, bazıları bitmek bilmeyen ve zihni yoran bir hataymış gibi hissettiriyor?
Bunun cevabı bütçelerde veya kameraların kalitesinde değil, insan beyninin ta kendisinde, Olay Bölütleme Teorisinde (Event Segmentation Theory) yatıyor.
Beynimizin Görünmez “Kaydet” Tuşları
Psikoloji bize diyor ki; beynimiz sürekli akan bir bilgi selini tek parça halinde algılayamaz. Bilgiyi anlamlandırmak ve hafızaya atmak için doğal sınırlar, yani “olay sınırları” (event boundaries) çizer. Tıpkı bir filmi sahnelerine veya bir kitabı bölümlerine ayırmak gibi. Eğer bir eğitim tasarımı beynin bu doğal ritmini hiçe sayar ve bilgiyi durmaksızın, hiçbir sınır veya kopuş noktası olmadan verirse, zihin yorulur, odak kaybolur ve öğrenme “sürekli bir sis bulutu” haline gelir.
İşte tam bu noktada, geleneksel e-öğrenme yaklaşımlarının neden çuvalladığını görüyoruz. 45 dakikalık kesintisiz bir video veya ardı ardına sıralanmış 100 slayt, çalışanın zihninde bir “olay sınırı” yaratmaz. Sadece bilişsel bir yük oluşturur.
LearnOps Felsefesi ve InfinityLMS’in Yeni Uygulamaları
Infinity Elearning olarak meseleye sadece bir “yazılım” gözüyle bakmıyoruz. Bizim benimsediğimiz LearnOps (Learning Operations) felsefesi, öğrenmeyi işin doğal akışına ve beynin çalışma prensiplerine entegre etmeyi amaçlıyor. Tam da bu yüzden, kapalı kapılar ardında geliştirdiğimiz ve InfinityLMS’in yeni versiyonunda konumlandırdığımız çok gizli bir yeteneğimiz var: Bilişsel Ritim Motoru (Cognitive Rhythm Engine).
Yeni araçlarımızla Olay Bölütleme Teorisini platformun DNA’sına nasıl işliyoruz?
- Yapay Zeka Destekli Otomatik Bölütleme: Yeni nesil algoritmalarımız, sisteme yüklediğiniz uzun soluklu içerikleri analiz ediyor ve beynin “olay sınırları” çizebileceği en doğal kırılma noktalarını tespit ediyor. İçeriği tam da dikkat dağınıklığının başlayacağı o mikro saniyelerde bölümlere ayırıyor.
- Mikro-Düşünüm (Micro-Reflection) Durakları: Sınırların arasına sadece “ileri” butonu koymuyoruz. Katılımcının bir önceki “olayı” zihnine kaydetmesi için saniyelik senaryo soruları, kısa anketler veya kısa molalar yerleştirerek öğrenmeyi mühürlüyoruz.
- Kişiselleştirilmiş Akış (Adaptive Flow): Herkesin bilgi işleme kapasitesi farklıdır. InfinityLMS, kullanıcının etkileşim verilerini (LearnOps metriklerini) analiz ederek bu olay sınırlarının sıklığını kişiye özel olarak esnetip daraltabiliyor.
Özetle; InfinityLMS ile eğitimi bir “kesintisiz maraton” olmaktan çıkarıp, beynin bayılarak tüketeceği “anlamlı kısa metrajlı filmler” serisine dönüştürüyoruz. Öğrenme operasyonlarınızı (LearnOps) bu teoriyle senkronize ettiğinizde, yatırım getirisinin (ROI) nasıl fırladığını kendi gözlerinizle göreceksiniz.
