E-Öğrenme

Sizce E-Öğrenme Üretimi Ekonomik mi yoksa Pahalı mıdır?

Herkese merhaba, bu yazımı samimi bir dille kaleme alıyorum. Çünkü konu biraz sektörümüzdeki rekabetle ilgili. Normalde rakiplerle ilgili hiç yorum yapmam. Ama geçenlerde sektörümüzde faaliyet gösteren şirketlerden birinin yayınladığı makalelerden birisi gözüme çarptı. Başlık şu şekilde; “Bir E-Öğre

İÖ İlkay Öztürk
· · 4 dk okuma
Sizce E-Öğrenme Üretimi Ekonomik mi yoksa Pahalı mıdır?

Herkese merhaba, bu yazımı samimi bir dille kaleme alıyorum. Çünkü konu biraz sektörümüzdeki rekabetle ilgili. Normalde rakiplerle ilgili hiç yorum yapmam. Ama geçenlerde sektörümüzde faaliyet gösteren şirketlerden birinin yayınladığı makalelerden birisi gözüme çarptı. Başlık şu şekilde; “Bir E-Öğrenme İçeriği Geliştirme Hizmeti Neden Bu Kadar Pahalı?” yazıyı araştırırsanız bulabilirsiniz. E-öğrenme içerik geliştirme hizmetleriyle ilgili çok güzel bir maliyet analizi yapılmış, kendilerini tebrik ediyorum. Ancak ne yazık ki bence çizilen manzara gerçeği yansıtmadığı gibi işimizin yaygınlaşmasına zarar verici boyuta taşınmış, bu nedenle affınıza sığınarak yanıt hakkımı kullanıyorum.

Öncelikle şunun bilinmesi önemli; işimde tek bir hedefim vardır, o da Türkiye’nin en iyi e-öğrenme şirketi olmak ve bunu sürekli kılmak. Her gün bununla güne başlar, bununla yaşarım. Bu durum benim için öylesine bir tutkudur ki şirketimdeki her operasyonun içinde yaşarım. Satışa giderim, teknik destek veririm, kullanıcı mesajlarını okur hatta yanıtlarım, yönetim paneli eğitimi veririm, eğitim senaryoları yazarım, tasarım yaparım, video üretirim, bazen algoritma tasarlar hatta kodlara bile müdahale ederim. Tüm müşterilerimizde cep telefonum vardır ve bana kolayca ulaşılabilir. Özetle işime büyük bir tutkuyla bağlıyım.

Böyle olunca da doğal olarak işimi geliştiririm, ekibimle birlikte onların da desteğiyle sürekli yenilikler yaparız, bunları da açıkça paylaşır çalışma standartlarını yükseltiriz. Bu yüzden rakiplerimle yarışmak yerine kendimle yarışırım. Ama her zaman rakiplerimin iyi yaptığı işleri de takdir ederim. Emeklerine saygı duyarım. Asla haklarında olumsuz konuşmalar da yapmam. Her ne kadar aynı saygıyı karşıdan göremiyor olsak da nedenlerini zaten bu yazıyı okuduktan sonra sizler de anlayacaksınız.

Örneğin biz hiçbir müşterimizden e-öğrenme maliyetlerinin neden pahalı olduğuyla ilgili bir soru almıyoruz. Tam tersine verdiğimiz fiyatlar üzerinden toplu alıma göre değişken tatlı pazarlıklar yapılıyor. Bu doğrultuda fiyat stratejimizin de doğru olduğunu söyleyebiliriz. İşimizi kaliteli ve hızlı sunabilmek adına kendimizi, kullandığımız araçları ve yöntemleri sürekli geliştiriyoruz.

Özetle, kim ne derse desin;

Türkiye’de e-öğrenmeyi biz yaratıcı ve ekonomik hale getirdik ve yaygınlaştırdık.

Bu nedenle eleştirdiğim yazıda olduğu gibi gidip te bizde 1 günde üretilecek 40 slaytlık bir e-öğrenme içeriğine 17 bin TL gibi bütçeler sakın ödemeyin, üstelik tasarımı için 1 ay gibi süreler de beklemeyin. Kullandığımız onlarca araç, devasa görsel ve animasyon arşivimiz ve tüm bunlara yetkin muhteşem ekibimizle 40 slaytlık bir işi A tipi bir kaliteyle de yapsak, yani hikayeli etkileşimli bir stilde ilerlesek bunun neredeyse yarısından azına bütçeleri kolayca sunabiliyoruz.

Şimdi düşünün, bir şirket, 60-100 bin TL gibi bütçeleri LMS’e ayıracak, ayda 2-3 profesyonel tasarlanacak içeriğe 40-50 bin TL bütçeler ayırabilir mi? Sonra da e-öğrenmeyi şirket bünyesinde kültür haline getirebilir mi? Üstelik her içerik üretimi için de 1-2 ay süreler bekleyebilir mi? Sonra da dijital öğrenmeyi kurumu içerisinde kullanabilir mi? Yanıtını size bırakıyorum.

Sevgi ve saygılarımla.

Bu yazıyı beğendin mi?

Bültene abone ol, yeni yazılardan haberdar ol.