Herkes haberin o ilk dikkat çekici cümlesine takıldı. 800 mühendis, kapı önünde, 2027.
Kimse ikinci cümleyi okumadı. Oysa ne yazık ki asıl haber oradaydı.
Asıl Haber İkinci Cümlede!
Aynı şirket, çıkardığı sayının üç katından fazla insanı yeniden eğitiyor. 2.500 kişi. Baştan aşağı.
Yani asıl haber ikinci cümlede saklı. Bu bir işten çıkarma değil, bir iş gücünü yeniden inşa etme hikayesi.
Durun ve şunu düşünün. Bir şirket neden birini kapıdan çıkarırken beş katını okula geri gönderir?
Cevap basit. Çünkü sorun insan sayısı değil.
Mesele İnsan Değil, Hız
Renault'nun kendi masasında konuşulan tek kelime var. Hız.
Mesele insan değil, hız. Eskiden bir otomobil dört beş yılda geliştiriliyordu. Bugün bir rakip aynı işi iki yılda bitirip pazar payını katlıyor.
Bir düşünün. Siz daha toplantı planlarken, karşı taraf arabayı satmaya başlıyor.
İşte o yüzden Renault sadece mühendis azaltmıyor. Ağırlığı azaltıyor. Süreci sadeleştiriyor. Hantallığa savaş açıyor.
Yapay Zeka Kimseyi Kovmuyor
Şaşırtıcı olan şu. Yapay zeka kimseyi kovmuyor. İşin tanımını değiştiriyor.
Dün kod yazan mühendis, bugün üç katı hızlı üreten mühendise dönüşüyor. Dönüşen kalıyor. Direnen gidiyor. İşini kaybettiği için değil, kurumu yavaşlattığı için.
Peki siz hangisisiniz? Dönüşen mi, direnen mi?
Kesmek Kolay, Geri Dönmek Pahalı
Bir de ters ders var. Ve çoğu şirket tam burada düştü.
Geçen yıl bazı büyük şirketler insanı körlemesine yapay zekayla değiştirdi. Sonuç, düşen kalite ve kaçan müşteri oldu. Geri dönüp yeniden insan almak zorunda kaldılar.
Çünkü kesmek kolay, geri dönmek pahalı.
Ders tek cümle. Mesele insan azaltmak hiç değildi. Mesele hız, kalite ve müşteri deneyimiydi. Bunu kaybeden, kaç kişi çalıştırırsa çalıştırsın geride kaldı.
Önce Kendi Hantallığımıza Savaş Açtık
Şimdi en zor kısmı yazacağım. Çünkü en sert sözü kendimize söylüyoruz.
Biz bu satırları uzaktan yorum yapan biri olarak yazmıyoruz. Bu dönüşümü önce kendi evimizde yaşadık. Önce kendi hantallığımıza savaş açtık.
InfinityLMS'i baştan kurduk. Artık klasik bir öğrenme yönetim sistemi değil, yepyeni bir felsefeyle çalışan bir öğrenme işletim sistemi.
Ve en önemlisi, kendi insan kaynağımızı dönüştürdük. Ekibimizi yapay zekayla üreten, hız kesmeyen bir yapıya taşıdık.
Çünkü bir kurumu dönüştürmeyi vaat ediyorsanız, önce kendinizi dönüştürmüş olmanız gerekir.
Dönüşen mi Çoksunuz, Direnen mi?
Şimdi soru masada, tam karşınızda.
Kurumunuzda dönüşen mi çok, direnen mi? Doğru soru kimi çıkaracağım değil. İş gücümü bu çağa nasıl uyduracağım.
Yarın sabah üç şeyi test edin.
- Ekibiniz yeni bir işi eski hızla mı yapıyor, yoksa yeni hızla mı?
- Verdiğiniz eğitim sahada bir şeyi değiştiriyor mu, yoksa sadece ekranda tamamlandı mı yazıyor?
- Ve siz, aynaya baktığınızda hangisini görüyorsunuz?
Renault'nun hikayesi aslında hepimizin hikayesi. Değişen kurallara uyan ayakta kalıyor, direnen geride kalıyor. Ne yazık ki üçüncü bir kapı yok.
Biz o yolu yürüdük. Aynaya baktık, hantallığa savaş açtık, dönüştük.
Şimdi sıra sizde.