Evet, yeni bir oyunumuz yayında. Adı Ramak, telefonda oynanan 3D bir iş güvenliği oyunu.
Çalışanınız tarayıcıdan açıyor. Var olan mobil akademide veya tarayıcıda hemen açılıyor, uygulama indirme yok, hesap açma yok, şifre dağıtılmıyor. Günde beş dakika, sadece bir vaka.
Söylemesi benden, ama ortaya gerçekten çok güzel bir iş çıktı, gurur duyuyorum.
Bu İSG konusunun sadece "sertifika aldık, denetimden geçtik" zihniyetiyle ilerlemesine kafayı taktım, umarım çözeceğim, yardımlarınız dileğiyle!
Oyunda ne oluyor?
Sabah turuna çıkıyorsunuz. Sahada riskler var ve onları siz buluyorsunuz. Ustabaşı "burada her şey yolunda" diyor. Hangisini kapatacağınıza siz karar veriyorsunuz, hepsine birden yetişemiyorsunuz.
Gece vardiyasında yangın çıkıyor. Sabah kapatmadığınız her risk karşınıza geri geliyor. Tahliye sırasını, sayımı, itfaiyeyi siz yönetiyorsunuz.
Sonunda karne çıkıyor. Hangi riski gördünüz, hangisini atladınız, hangi karar neye mal oldu.
Peki neden böyle bir şey yaptık?
Sabah turunda forklift bir çalışanı yarım metreyle ıskalıyor. Kimse yaralanmıyor. Herkes işine devam ediyor, akşam kimse bundan bahsetmiyor.
Hiçbir yere de yazılmıyor. O yarım metre, elinizdeki en değerli İSG verisiydi. Kaza olmadan önce size bir şey söylüyordu.
Kusuru sahadakinde aramayalım. Bir ramak kala bildirimi çoğu kurumda şuna benziyor: formu bul, doldur, imzala, amirine ver. Sonra ne oluyor? Çoğu zaman hiçbir şey, bazen de soruşturma. Bildirimi ihbar gibi kuran bir sistemde kimse bildirim yapmaz.
Biz de dedik ki, o yarım metreyi insanlara anlatmayalım, yaşatalım. Oyunun adı da oradan geliyor.
Rakam artınca panik yapmayın
Bu arada ölçüm tarafında bir şey söylemek istiyorum, çünkü başımızı en çok bu ağrıtıyor.
Eğitimi verdiniz, bildirim sistemi kurdunuz. Üç ay sonra ramak kala bildirimleri 2 katına çıktı. İlk tepki malum: "Demek ki işler kötüye gidiyor."
Oysa tam tersi oluyor aslında. Sahada risk artmadı, bakan göz arttı. O olaylar önceden de oluyordu sadece kimse yazmıyordu.
Ramak kala öncü göstergedir, kaza ardıl. Yani biri olacak olanı, diğeri olanı anlatır. Eğitimin tuttuğunun ilk işareti, insanların daha önce susarak geçtiği şeyi artık yazıyor olmasıdır. Yeter ki ikisi birlikte okunsun: ramak kala artarken kaza düşüyorsa yoldasınız.
Bunu kendi ölçüm çalışmalarımızda öğrendik. "İyi olan yön" ile "eğitimden sonra beklenen yön" aynı şey değil. Karıştırırsanız ilk raporunuz "eğitim verdik, olaylar arttı" der ve o eğitime kimse bir daha bütçe ayırmaz.
Video neden yetmiyor?
Yarım metrenin önemini anlatan bir video izletebilirsiniz, tamamlama oranı da %90'ı geçer. Ama o sabah forklift geçerken karar veren kişi onlar olmayacak ki. Video karar anını yaşatmıyor, anlatıyor.
İş güvenliğinde öğrenilen şey bilgi değil, kararın bedeli. O bedel bir kez ödenince öğreniliyor, tercihen sahada değil ekranda.
Ne değil?
Ramak, mevzuatın zorunlu temel İSG eğitiminin yerine geçmez. Tek başına da bir ada değil zaten. LMS'in içinde eğitim gibi atanıyor, karne de diğer raporların yanına düşüyor. Çalışan zaten kullandığı yerden giriyor.
Tam sürümde 30'a yakın ileri düzey vaka açılıyor ve her ay yenisi ekleniyor. Yani sahadaki ekibiniz aynı fabrikada aynı kararı iki kez vermiyor. İsterseniz kendi sahanız, kendi makineleriniz ve kendi prosedürlerinizle de kurguluyoruz.
Şimdi sıra sizde
Önce kendiniz oynayın derim. İlk iki seviye kayıt istemiyor, kurulum da yok, telefonunuzdan açın:
https://infinityelearning.com.tr/ramak-oyunu
Kararların bedelini oyunda görün, sahada değil. Sonra kurumunuzda nasıl kullanılacağını birlikte konuşalım.
Sizce sahanızda geçen hafta kaç ramak kala yaşandı, kaçı yazıldı?